İmar Para Cezasının Hatalı Hesaplanması

İmar Para Cezasına İtiraz ve İptal Sebepleri-2

I. Giriş

Ruhsatsız veya ruhsata aykırı kaçak yapı yapıldığı tespit edildiğinde, ilk olarak 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca yapı tatil tutanağı düzenlenir ve bu tutanakla o andaki inşaat durumu tespit edilerek inşaat mühürlenir.

Yapı tatil tutanağı ve iptal sebepleri hakkında detaylı bilgi almak için bu makalemizi okuyabilirsiniz.

https://www.imarvehukuk.com/yapi-tatil-tutanaginin-iptali/

Yapı tatil tutanağı düzenlendikten sonra, 3194 sayılı İmar Kanunu’na göre ruhsatsız veya ruhsata aykırı kaçak yapı sahibine (yapıyı yapana) imar para cezası verilir. Bu yapılırken ilk olarak imar para cezasının kime verileceği tespit edilir. İmar Para Cezası Yazı Serisi’nin birinci bölümünde, kaçak yapı nedeniyle verilen imar para cezasının kime kesileceğini ve imar para cezasının muhatabının hatalı olarak belirlenmesinden kaynaklı iptal sebeplerini incelemiştik.

İmar para cezasının kime verilebileceği hakkında detaylı bilgi almak için bu makalemizi okuyabilirsiniz.

https://www.imarvehukuk.com/imar-para-cezasi-kime-kesilir/

İmar para cezasının kime verileceği belirlendikten sonra, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesinin 2. fıkrasına göre imar para cezasının hesaplanmasına geçilir. İmar para cezası hesaplaması yapılırken üç aşamalı bir yöntem öngörülmüştür. Buna göre;

  1. İlk olarak 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) veya (b) bendine göre temel para cezası miktarı hesaplanır. (TEMEL PARA CEZASI)
  2. Daha sonra hesaplanan bu temel para cezası miktarı üzerinden 2. fıkranın (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen oranlarda artırım sebepleri ayrı ayrı uygulanarak temel para cezasına eklenecek artırım miktar belirlenir. (ARTIRIM SEBEPLERİ)
  3. Sonrasında 42. maddenin 2. fıkrasının (ç) bendi uyarınca eklenecek ilave para cezası belirlenir. (İLAVE PARA CEZASI)
  4. Daha sonra Temel Para Cezası + Artırım Sebepleri + İlave Para Cezası miktarları toplanarak verilecek toplam imar para cezası belirlenir.

Bu makalemizde, Danıştay ve Bölge İdare Mahkemelerinin güncel kararları çerçevesinde imar para cezasının hesaplanmasının en önemli aşaması olan Temel Para Cezasının Hesaplanmasını ve bu hesaplamadan kaynaklanan iptal sebeplerini inceleyeceğiz.

II. Temel Para Cezasının Hesaplanması

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesinin 2. fıkrasında temel imar para cezasının hesaplanmasında iki farklı hesaplama yöntemi öngörülmüştür.

  • 2. fıkranın (a) bendine göre; mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olan durumlarda, Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden temel para cezası hesaplanır.
  • (b) bendine göre ise; mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre belirlenen bedelin % 20’si temel para cezası olarak dikkate alınır.

Görüldüğü üzere; kaçak yapı para cezası hesaplanmadan önce tespit edilmesi gereken ilk husus, temel para cezasının 42. maddenin 2. fıkrasının (a) bendine göre mi, yoksa (b) bendine göre mi hesaplanacağıdır.

1. Yapı İnşaat Alanı Üzerinden Temel Para Cezasının Hesaplanmasının Mümkün Olması

3194 sayılı Kanunun 42/2. maddesinin (a) bendinde, mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olan durumlarda temel para cezasının hesaplanmasında, yapı inşaat alanı ve yapı sınıfı ve grubu temel kriterler olarak öngörülmüştür.

Ruhsatsız veya ruhsata aykırı kaçak yapı için temel para cezasının bu kriterlere aykırı olarak hesaplandığının tespit edilmesi halinde para cezasının tamamı iptal edilir.

Bu nedenle, mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olan durumlarda yapı inşaat alanı (etkilenen alan) ve yapı sınıfı ve grubunun doğru bir şekilde belirlenmesi gerekir.

a. Yapı İnşaat Alanının Belirlenmesinde Yapılan Hatalar

i. Ölçüm Hatası

Yapı tatil tutanağında yapının inşaat alanının net, anlaşılır ve ayrıntılı olarak tespit edilmesi ve ölçüm krokisinin çıkarılması gerekir. Ölçüm yaparken net veriler tespit edilmelidir.

“Uyuşmazlığın çözümü amacıyla yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, toplam aykırılıktan etkilenen alanın 1201,2 m²olarak tespit edildiği, dava konusu encümen kararında ise toplam aykırılıktan etkilenen alanın 1.454 m²olarak tespit edildiği, söz konusu farklılığının temel cezayı etkileyen nitelikte olduğu dikkate alındığında, İdare Mahkemesince para cezasının tamamının iptaline karar verilmesi gerekir.” (Danıştay 14. D., 24.09.2018 tarih ve E:2015/3035, K:2018/5624 sayılı kararı)

ii. Etkilenen Alan Hesabındaki Hatalar

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinde; “Para cezalarına konu olan alanın hesaplanmasında, aykırılıktan etkilenen alan dikkate alınır.” hükmüne yer verilmiştir.

“Etkilenen alan” tespitinde yapılan hatalar, ruhsatsız veya ruhsata aykırı kaçak yapı para cezasının en önemli iptal sebebidir. Bunun sebebi ise, belediyeler tarafından “etkilenen alan” kavramının çok geniş bir şekilde yorumlanmasıdır. Mahkeme kararlarında ise bu kavram daha dar yorumlanmaktadır.

Uygulamada yapılan en büyük hata, ruhsatlı bir yapıdaki ilave veya değişiklik tespit edildikten sonra, ruhsatlı yapının/bağımsız bölümün tüm alanının etkilenen alan olarak kabul edilmesidir. Aykırılığın yapının diğer kısımlarını nasıl etkilediği de gerekçeli bir şekilde tespit edilmediyse, para cezası sadece yetersiz tespit nedeniyle tamamen iptal edilir.

“Dava konusu encümen kararının dayanağı olan 06.04.2012 günlü yapı tatil tutanağı incelendiğinde, söz konusu yapı tatil tutanağında yapının durumunun “binanın bodrum katında bulunan ortak kullanım alanlarının ve 3 adet kömürlüğün davacı tarafından 1 ve 2. kata göre bölme duvarlar yapılarak meskene çevrildiği” şeklinde tespite dayandığı, ancak ruhsat ve eki projelere aykırılığın, ölçümlerinin somut ve ayrıntılı olarak saptanmadığı, yapıda bulunan aykırılıkların hali hazırdaki durumunun ayrıntılı bir şekilde tespit edilmediği anlaşılmaktadır.” (Danıştay 14. D., 27.09.2018 tarih ve E:2015/2435, K:2018/5780 sayılı kararı)

 

(1) “Etkilenen Alan” Kavramına Giren Durumlar

Niteliği itibariyle yapının veya bağımsız bölümün tamamını etkileyen hallerde, yapının/bağımsız bölümün tüm alanı üzerinden para cezası verilebilir. Bu kapsamda, yapının taban alanının veya yüksekliğinin büyük yapılması, su basman kotunun olması gerekenden yüksek olması, yapının statiğini etkileyen projeye aykırılıların bulunması, yapının kullanım amacının değiştiren tadilatlar yapılması (konutun işyerine dönüştürülmesi) gibi aykırılıklar nedeniyle tüm alan üzerinden para cezası verilebilir.

“Mahkeme kararında hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dava konusu yapının bodrum katının yüksekliğinin ve kısa kenarının boyutunun, 05/10/2007 günlü, 610 sayılı ruhsat ve eki olan projelerine aykırı olarak büyük yapıldığı sabittir.

Belirtilen hususlar ve açıklamalar birlikte incelenip değerlendirildiğinde, bilirkişi raporunda, davalı idare tarafından tespit edilen 22.392 m2 olan aykırılıktan etkilenen alan üzerinden hesaplanan para cezasının hukuka uygun bulunmasının sebebinin; yapının tamamen ruhsatsız olarak kabul edilmesinden değil, bodrum kat yüksekliğinin ve plan boyutunun, ruhsat ve eki projeye aykırı yapılmış olması ile depo yapısının tümünün aykırılıktan etkilendiğinin kabul edilmesinden kaynaklandığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.” (Danıştay 14. D., 22.01.2019 tarih ve E:2017/2971, K:2019/373 sayılı kararı)

“Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, yapının bina oturum alanının projede belirtilenden büyük olduğu, binanın taşıyıcı sistemleri ile binanın aks ve statiğinin ruhsata aykırı olduğu, dolayısıyla ruhsata aykırılığın yapının tamamını etkilediği dikkate alındığında, para cezasının aykırılıktan etkilenen yapının toplam alanı esas alınmak suretiyle hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.” (Danıştay 14. D., 29.06.2017 tarih ve E.2016/4943, K:2017/4354 sayılı kararı)

“Konut olarak görülen uyuşmazlık konusu dairenin diş hekimi muayenehanesine dönüştürüldüğü, tadilatların da bu amaca uygun olarak yapıldığı, diğer bir deyişle aykırılıktan etkilenen alanın hesaplanarak 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca para cezası verilmesi gerekmektedir.” (Danıştay 14. D., 11.09.2018 tarih ve E:2015/3853, K:2018/5146 sayılı kararı)

(2) “Etkilenen Alan” Kavramına Girmeyen Durumlar

Ruhsatlı bir yapıda yapılan ilave ve değişiklik yapının kullanım amacını değiştirmiyor veya statiğini etkilemiyorsa, sadece yapılan değişiklik üzerinden para cezası hesaplanmalıdır. Bu değişiklik neticesinde alan kazanımı varsa (a) bendine göre, yoksa (b) bendine göre hesaplama yapılmalıdır.

“Bu durumda; ruhsata aykırı olarak bağımsız bölümlerin kapı açılarak birleştirilmesi şeklindeki imalatların, binanın statiğini etkileyip etkilemediği hususunda idarece bir tespit yapılmadan, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca etkilenen alan üzerinden para cezası hesaplanmasına olanak bulunmadığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” (Danıştay 14. D., 28.04.2015 tarih ve E:2013/367, K:2015/3332 sayılı kararı.)

Ruhsatsız ilaveler nedeniyle, ruhsatlı kısımların alanı da hesaba katılarak para cezası verilemez. Eğer, ruhsatlı kısımlar da aykırılıktan etkileniyorsa, bu somut ve net bir şekilde tespit edilmelidir.

“Olayda davalı idare tarafından dava konusu yapının tamamına yıkım kararı verilmiş olup; uyuşmazlık konusu yapının 471,5 m2’lik kısmı için yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni belgesi alınmış olması nedeniyle, sadece ruhsatsız olan kısımlar için yıkım (ve para cezası) kararı alınabileceğinden ruhsatlı olan kısmı da kapsar şekilde yıkım (ve para cezası) kararı alınmasında hukuki isabet görülmemiştir.” (Danıştay 14. Dairesinin 27.01.2015 tarih ve E:2014/9878, K:2015/407 sayılı kararı)

“Bu durumda; davalı idare elemanlarınca düzenlenen yapı tatil zaptındaki tespitler çerçevesinde, dava konusu işlemde, para cezasına konu olan ruhsata ve mevzuata aykırı şekilde inşa edilen ilavelerin toplam alanının 228,00 m² yerine, esasında 114,00 m² olduğunun anlaşıldığı, söz konusu aykırılıktan etkilenen alana dair metrekare hesabının temel cezayı etkileyen nitelikte olduğu dikkate alındığında, verilen para cezasında hukuka uyarlık bulunmamakta olup, İdare Mahkemesince, para cezasının tamamının iptaline karar verilmesi gerekirken, bilirkişi tarafından belirlenen yapı sınıf ve grubuna ve aykırılıktan etkilenen alana dair ölçüme göre hesaplanan para cezası esas alınarak para cezasının kısmen iptali, kısmen de davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmında hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yolundaki kısmında ise sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.” gerekçesiyle para cezasının tamamının iptaline karar verilmiştir.” (İstanbul BİM, 5. İDD., 29.04.2019 tarih ve E:2017/2139, K:2019/1530 sayılı kararı.)

 

5 yıllık ruhsat süresinin dolan yapılarda, ruhsatı hükümsüz hale geldiği gerekçesiyle yapının tüm alanı üzerinden para cezası verilemez. Bu yapılarda, 5 yıllık ruhsat süresi dolduktan sonra inşaata devam edildiği tespit edildiyse, sadece ruhsat süresi dolduktan sonra yapılan kısım alanı üzerinden para cezası verilebilir. Bunun için de belediyelerin beş yıllık ruhsat süresi dolduğu zaman inşaatın durumunu tespit etmeleri gerekir. Aksi halde, beş yıldan inşaata devam edilip edilmediği ispatlanamayacağından, yapıda projesine başka aykırılık yoksa para cezası ve yıkım kararı verilemez. (Danıştay 14. D., 20.09.2018 tarih ve E:2015/2945, K:2018/5519 sayılı kararı)

“Dava konusu uyuşmazlıkta, dava konusu yapılara ait yapı ruhsatlarının hükümsüz hale geldiğine dair 18/02/2016 tarihli yazı ile davacı şirkete bildirim yapıldığı, sonrasında dava konusu işlemin dayanağı olan 19/05/2016 tarihli “…fenni mesulü olmadan devam eden inşaatın %40 seviyesinden %60 seviyesine getirildiği” ne dair yapı tatil tutanağı düzenlendiği ancak söz konusu ruhsatların hükümsüz hale gelmesinden itibaren inşaata devam edilip edilmediği ve devam edilmişse bu kısımlara ilişkin aykırılıktan etkilenen alanlara ve yapılan aykırılıklara dair açık ve somut tespit yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, para cezasına esas aykırılıktan etkilenen alana nasıl ulaşıldığının anlaşılamadığı dikkate alındığında, ruhsatın hükümsüz hale geldiği tarihe kadar yapılan kısım hakkında para cezası verilemeyeceği, hükümsüz hale geldikten sonraki yapılan kısımlar için para cezası verilebileceği açıktır.

Bu durumda, davalı idare tarafından, yapı ruhsatı iptal edildikten sonra inşaat yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise yapılan kısımların niteliği ve ebatları somut biçimde tespit edilmeksizin toplam inşaat alanı üzerinden yapılan hesaplama uyarınca davacıya imar para cezasının verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.” (Danıştay 6. D., 05.11.2020 tarih ve E:2019/10896, K:2020/10501 sayılı kararı)

Ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapıyı sonradan satın alan kişilere para cezası verilirken, sadece satın aldıktan sonra yapılan kısımların alanı üzerinden temel para cezası hesaplanmalıdır. Satın almadan önce yapılan kısımların alanları da katılarak verilen para cezasının tamamı iptal edilir.

“Yapının bazı kısımlarının davacı tarafından yapılmadığının anlaşılması karşısında ve yapı tatil tutanağındaki tespitlere göre davacı tarafından yapıldığı belirlenen alanın 214,52m2, idari para cezası hesabında esas alınan alanın ise 409,20m2 olduğu ve söz konusu farklılığın temel cezayı etkileyen nitelikte olduğu dikkate alındığında, İdare Mahkemesince, idari para cezasının tamamının iptaline karar verilmesi gerekir.” (Danıştay 14. D., 27.09.2018 tarih ve E:2015/863, K:2018/5771 sayılı kararı)

b. Yapı Sınıfı ve Grubunun Belirlenmesinde Yapılan Hatalar

Yapı sınıfı veya grubunun belirlenmesinde hata yapılması durumunda, tıpkı etkilenen alanda hata yapılmasında olduğu gibi kaçak yapı için verilen para cezasının tamamı iptal edilir. Birden fazla ruhsatsız yapı varsa, her yapının sınıf ve grubunun için ayrı ayrı belirlenmesi ve her yapı için ayrı ayrı para cezası yapılması gerekir.

“Uyuşmazlıkta; davalı idarece para cezasının hesaplanmasına esas olarak ruhsata aykırı yapılardan bekçi kulübesi l/A, diğerleri III/A yapı sınıf ve grubunda değerlendirilmiş, İdare Mahkemesince yaptırılan keşif bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda ise imalathane II/B, depolar I/B, arıtma tesisi II/B, bekçi kulübesi I/A, trafo II/A yapı sınıf grubu üzerinden (aykırılıktan etkilenen alan miktarı aynı tespit edilmiş) para cezasının hesap edildiği, İdare Mahkemesince bilirkişi raporundaki yapı sınıf ve gruplarına ilişkin tespitler hükme esas alınarak, para cezasının 79.009,12 TL’lik kısmında hukuka aykırılık kalan 134.231,43 TL’lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle para cezasının 79.009,12 TL’lik kısmı yönünden davanın reddine kalan kısmı yönünden ise iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, para cezasının hesabındaki temel kriterlerden aykırılıktan etkilenen alana ilişkin miktarda bir farklılık bulunmasa da, idarenin belirlediği ile bilirkişinin tespit ettiği ruhsata aykırı yapıların yapı sınıf ve grubunda farklılıklar olduğu ve bu hususun temel cezayı etkileyen nitelikte olduğu dikkate alındığında, İdare Mahkemesince para cezasının tamamının iptaline karar verilmesi gerekir” (Danıştay 14. D., 24.09.2018 tarih ve E.2015/7878, K:2018/5597 sayılı kararı)

 

Ana yapıyla bağlantılı eklentiler de ana yapının sınıfı ve grubuna tabidir. Bu nedenle, ana yapı ile bağlantılı kabul edilen eklentiler için de ana yapının sınıfı ve grubu için öngörülen birim ceza miktarının esas alınması suretiyle para cezasının hesaplanması gerekir.

“Bu durumda; havuz ana yapıyla bağlantılı olduğundan, temel cezanın havuzun bulunduğu ana yapının sınıf ve grubu üzerinden belirlenmesi gerektiği ve davalı idarece, havuz nedeniyle verilen temel para cezasının, binanın yapı grubu olan 4/B grubunun esas alınması suretiyle belirlendiği anlaşıldığından; havuzun yapı grubunun farklı olduğundan bahisle dava konusu idari para cezasının tamamının iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.” (Danıştay 6. D., 25.02.2020 tarih ve E:2019/4755 K. 2020/2382 sayılı kararı)

Ana yapıyla bağlantılı olmayan yapı ve müştemilatlar ise ana yapının sınıfı ve grubuna tabi değildir.

“Bu durumda; arsa üzerinde ruhsatsız baz istasyonu yapıldığı, dosyada bulunan idari para cezası hesaplama raporunda bu yapıların 2/B sınıfı yapı olduğu kabul edilmiş ise de, bu yapının arsa üzerinde yapılmış yardımcı yapı (müştemilat) niteliğinde 1/A sınıfı yapı olduğu anlaşıldığından; 1/A yapı sınıf ve grubu esas alınarak para cezası hesaplanması gerektiği halde, durum ve niteliğine uygun olmayan sınıf ve gruba göre hesaplanan para cezasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.”  Danıştay 14. D., 31.05.2018 tarih ve E:2015/4692,  K:2018/4304 sayılı kararı)

2. Mekânsal Olarak Alan Oluşturmayan İmalatlarda Temel Para Cezasının Hesaplanması

Mekânsal olarak alan oluşturmayan bahçe duvarı, istinat duvarı, kapı, pencere gibi imalatlarda, metrekare bazında hesaplanamayacağı için para cezasının 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. Fıkrasının (b) bendine göre yapının maliyet bedeli üzerinden hesaplanması gerekir.

“Bu durumda; mekânsal olarak alan oluşturmayan imalatlarda para cezasının 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca yapının maliyet bedeli üzerinden hesaplanması gerektiği halde, mekânsal alan oluşturmayan uyuşmazlıktaki bahçe duvarı için verilen para cezasının yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” (Danıştay 14. D., 19.09.2018 tarih ve E:2015/1310, K:2018/5409 sayılı kararı)

 

“Davaya konu yapı olan istinat duvarının, 3194 sayılı İmar Kanununun 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca 110 x5=550 m² olarak ölçümü metrekare üzerinden hesaplanarak ceza uygulandığı görülmektedir. Ancak davaya konu inşai faaliyetin mekânsal bir alan oluşturmadığı dikkate alınarak mekânsal alan oluşturmayan imalatın, mevzuata aykırılığı yapı inşaata alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan uygulamalar kapsamında olduğu değerlendirilmesi gerektiği” (Danıştay 6. D., 07.11.2019 tarih ve E:2019/6172, K:2019/10557 sayılı kararı)

 

“Dava konusu encümen kararında, tüm imalatların 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca metre kare üzerinden hesaplanarak ceza uygulandığı kapı, pencere açmak gibi [(0,90×0,80) m ebatlarında pencere ve (1,30x,075) m ebatlarında kapı açıldığı, birinci kat arka cepheye yaklaşık olarak (3,50×2,25) m ebatlarında (kapı açılarak) açık teras yapılarak alan kazanıldığı] yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren uygulamalar için ” Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin % 20’si kadar idari para cezası” uygulanması gerektiğine dair 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2.fıkrasının (b) bendindeki hükmün dikkate alınmadığı, dolayısıyla para cezasının mevzuata uygun hesaplanmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, tüm imalatlar yönünden hiçbir ayrım yapılmaksızın 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendine göre para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen temyiz konusu Mahkeme kararının bu kısmında ise hukuki isabet görülmemiştir.” (Danıştay 14. D., 02.02.2017 tarih ve E:2016/11291, K:2017/490 sayılı kararı)

Bağımsız bölümlerin birleştirilmesi, bağımsız bölüm içerisinde duvarın kaldırılması, iki bağımsız bölüm arasında kapı ya da pencere açılması ya da balkon ile bağımsız bölüm arasındaki duvarın kaldırılması niteliğindeki imalatlar nedeniyle yapılan aykırılıktan etkilenen alan tespitinde, yapılan imalatın binanın statiğini etkileyip etkilemediğinin esas alınması, yapılan imalat binanın statiğini etkilemiyor ise para cezasının, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca yapı maliyet birim fiyatları üzerinden, statiğini etkilemesi halinde ise aynı fıkranın (a) bendi uyarınca yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması gerekmektedir.”( Danıştay 6. D., 15.10.2019 tarih ve E:2019/5730, K:2019/9308 sayılı kararı)

Mekânsal alan oluşturmayan yapılarda, yapının kapladığı alan ve yüksekliği üzerinden (hacmi üzerinden) (a) bendine göre para cezası hesaplanamaz. Bu durumlarda, (b) bendine göre hesaplama yapılmalıdır.

“Dosyanın incelenmesinden; Kayseri ili, A1 Mahallesi, K35A 21A pafta, 899 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ruhsatsız kule şeklinde baz istasyonu yapıldığının tespiti üzerine, baz istasyonunun kapladığı alan ve yüksekliği üzerinden, başka bir anlatımla baz istasyonunun hacmi hesaplanarak 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca para cezası belirlendiği anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan hükümlerin incelenmesinden; yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün ise Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca, yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün değil ise (b) bendi uyarınca para cezası hesaplanması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda; imar mevzuatına aykırı baz istasyonunun hacmi üzerinden İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca para cezası hesaplanmasına olanak bulunmamaktadır.” (Danıştay 14. D., 27.01.2015 tarih ve E:2014/8244, K:2015/367 sayılı kararı)

Yapının projesinde belirtilen malzemeye göre inşa edilmemesi halinde (b) bendi uyarınca para cezası hesaplanmalıdır.

“Uyuşmazlıkta; Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda, davaya konu olan binanın, bodrum kat dış duvarlarına su yalıtımının yapıldığı ancak ruhsat eki mimari projede gösterilen yalıtım detayının uygulanmadığı, yapıda rüberoit üzeri tuğla kaplama yerine katran badana yapıldığı yani kullanılan yalıtım malzemesinin ruhsat eki mimari projede belirtilen malzemeden farklı olduğu görülmektedir.

Bu durumda; … dava konusu yapıda su yalıtımının mevzuata uygun yapılmaması sebebiyle aykırılıktan etkilenen alanın yapının tüm inşaat alanı üzerinden hesaplaması mümkün olmadığından davacıya verilecek para cezasının, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca hesaplanması gerekirken aynı maddenin (a) bendi uyarınca hesaplanmasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” (Danıştay 14. D., 07.02.2018 tarih ve E:2015/99, K:2018/417 sayılı kararı)

“Uyuşmazlıkta; davaya konu yapıda kullanılan malzemenin, olması gerekenden düşük kalitede olduğu, aykırılığın yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanmasının mümkün olmadığı, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin (b) bendi uyarınca para cezası verilmesi gerekirken, aynı maddenin (a) bendi uyarınca verildiği, bu durumun da temel para cezasını değiştirecek nitelikte olduğu görüldüğünden, davaya konu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.” (Danıştay 14. D., 15.04.2015 tarih ve E:2013/3547, K:2015/2962 sayılı kararı)

 

III. Sonuç 

Ruhsatsız veya ruhsata aykırı kaçak yapı için verilen imar para cezasının hesaplanmasındaki en önemli aşama temel para cezasının hesaplanmasıdır. Temel para cezasının hatalı olarak hesaplanması, kaçak yapı için verilen para cezasının tamamının iptaline sebep olacaktır. Yukarıda aktardığımız Danıştay içtihatlarından da anlaşılacağı üzere, temel para cezası hesabının doğru olup olmadığı; yapı tatil tutanağı, encümen kararı ve imar para cezası hesaplama raporu incelenerek her somut olayın özelliğine göre ayrı ayrı belirlenmelidir.

 

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 21. maddesine göre, belediye veya il özel idaresinden ruhsat almadan yapı yapmak yasaktır. Bu nedenle;

  1. Herhangi bir şekilde ruhsat alınmadan yapılan ruhsatsız yapılar ile
  2. Ruhsatlı yapılardaki ruhsat ve eklerine aykırı esaslı tadilatlar

“kaçak yapı” olarak tanımlanmaktadır.

Kaçak yapı yapmanın cezası, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. ve 42. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;

  1. İlk olarak kaçak yapı hakkında 32. maddeye göre Yapı Tatil Tutanağı düzenlenerek inşaat mühürlenir. Ayrıca yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilir.
  2. Kaçak yapı yapma nedeniyle 42. maddenin 2. fıkrasına göre imar para cezası verilir.
  3.  Kaçak yapı hakkında 32. maddeye göre yıkım kararı alınır.
  4. Verilen süre içerisinde kaçak yapı yıkılmaz ise 42. maddesinin 3. fıkrasına göre ayrıca imar para cezası verilir.
  5. Kaçak yapı sahibi hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 184. maddesinde düzenlenen imar kirliliği suçu nedeniyle Asliye Ceza Mahkemesinde ceza davası açılır.

Kaçak yapı yapıldığı tespit edildiğinde belediye veya il özel idaresi tarafından ne yapılması gerektiğini düzenleyen maddedir.

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesine göre, ruhsatsız veya ruhsata aykırı kaçak yapı yapıldığı tespit edildiğinde, ilk olarak yapı tatil tutanağı düzenlenerek inşaatın o andaki durumu tespit edilir ve inşaat mühürlenir.

Yapı tatil tutanağı düzenlendikten sonra, bu tutanak esas alınarak 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesine göre yıkım kararı alınır ve  aynı Kanun’un 42. maddesine göre imar para cezası verilir.

Ruhsatsız veya ruhsata aykırı kaçak yapılar hakkında verilecek olan imar para cezalarını ve bu cezaların nasıl hesaplanacağını düzenleyen maddedir. 

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesinin 2. fıkrasında “imar mevzuatına aykırı yapı yapılması” fiili cezalandırılmaktayken; aynı maddenin 3. fıkrada ise “verilen süre içerisinde saptanan aykırılığın giderilmemesi” fiili cezalandırılmaktadır.

Benzer Makale  İmar Para Cezasının İadesi

1 Yorum

  1. Riva da yapılan bir çok kaçak havuz var. İnşaat aşamasında havuz un üstünü kapatıyorlar. İskan sonrası havuz açılıp, tamamlanıyor. Havuz un m2 den çalması insanları kaçak havuz yapmaya yönlendiriyor. Belirli bir oranda havuz a izin vermeleri gerekli diye düşünüyoruz. İyi günler

Yorum Yap

Yıldız (*) işareti ile işaretlenmiş alanlar zorunludur.