imar planlarına karşı dava açma süreleri

İmar Planlarına Karşı Dava Açma Süreleri

I. Giriş

İmar planları, yargısal içtihatlarla ilanı gereken genel düzenleyici işlem olarak kabul edilmiştir. İmar planlarına karşı dava açma süresi konusunda İmar Kanunu’nda özel bir hüküm yer almamaktadır. Bu nedenle, ilanı gereken düzenleyici işlem niteliğinde olan imar planlarına karşı açılacak davalarda süre 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na göre belirlenmektedir.

2577 sayılı Kanun’un 7. maddesinin 1. fıkrasında idare mahkemelerinde dava açma süresinin 60 gün olduğu, 4. fıkrasında ise, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı kurala bağlanmıştır. Kanun’un 11. maddesinde ise, idari dava açılmadan önce idari işlemlere karşı itiraz edilmesine ilişkin usul ve süreler belirlenmiştir.

İmar planlarına karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesi kapsamında başvuru için, özel bir Kanun olan 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8. maddesi ile özel bir itiraz süresi getirilmiştir.

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8. maddesine göre, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde yapılan planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca; belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalan yerlerde yapılan planlar ise valilikçe tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar belediye veya il genel meclisince onbeş gün içinde incelenerek kesin karara bağlar.

Bu yazımızda, Danıştay içtihatları çerçevesinde 2577 sayılı Kanun ve 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında imar planlarına karşı dava açma sürelerinin nasıl hesaplanacağı, dava açma süresi geçmesi durumunda, imar planlarına dava açma süresinin nasıl ihya edileceği incelenecektir.

 

II. İmar Planlarına Karşı Genel Dava Açma Süresi

Danıştay içtihatlarında, imar planlarına karşı dava açma süresinin başlaması için planın belediye başkanlığının ilan panosunda ve internet sitesinde ve bölgesel bir gazetede ilan edilmesi ile birlikte, planın nerede ve nasıl görülebileceğinin mahalli haberleşme araçlarıyla duyurulması gerektiği belirtilmektedir. (Danıştay 6. Dairesi, 14.05.2014 tarih ve E:2013/6634, K:2014/3737 sayılı kararı)

14/2/2020 tarih ve 7221 sayılı Kanun’un 16. maddesiyle İmar Kanunu’nun 8. maddesine eklenen 3. fıkrayla, Danıştay’ın bu içtihadı Kanun hükmü haline gelmiştir. Söz konusu ek fıkrada; “İmar planları ve bu planlardaki değişikliklerin nerede askıya çıktığına dair bilgilendirme ilanı, askı süresi ile eş zamanlı olarak ilgili muhtarlıkların panosunda duyurulur. Ayrıca plan değişikliği hakkında, değişikliğe konu alanda görülebilir bir şekilde en az 2 adet tabela ile 30 gün süreyle bilgilendirme yapılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.

İmar planının iptali için dava açmadan önce belediye ya da il genel meclisine itiraz etmek dava açabilmek için ön şart değildir. Ancak zorunluluk olmamasına rağmen itiraz edilmesi durumunda sürelerin itiraza göre değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle, imar planlarına karşı dava açma süresi farklı ihtimaller ele alınarak ayrı ayrı incelenecektir.

 

A. İmar Planına İtiraz Edilmişse Dava Açma Süresi

İmar Kanunu’nun 8. maddesinde, bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebileceği düzenlenmiştir. Kanunda öngörülen bu itiraz yolu, zorunlu bir yol değildir. İlgililer plana karşı itiraz yoluna başvurmadan doğrudan dava açabilirler.

Eğer itiraz edilmeden doğrudan dava açılacak ise dava açma süresi ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. İlan tarihinden anlaşılması gereken, son ilan günüdür. (Danıştay 6. Dairesi, 07.02.2019 tarih ve E:2015/3796, K:2019/494 sayılı kararı)

Bu durumda dava açma süresi, ilanın son gününü takip eden günden itibaren 60 gündür. Plan henüz askıdayken dava açılması mümkün değildir. Çünkü imar planları askıdan indikten sonra kesinleşir. Askı ilan süresi içerisinde dava açılması durumunda ortada henüz kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilir.

Askı süresi içerisinde plana itiraz edilmemesi durumunda, dava açma süresinin başlangıcıyla ilgili Danıştay 6. Dairesinin güncel kararı şu şekildedir;

“Dava dosyasının incelenmesinden, Kahramanmaraş İli, Elbistan İlçesi, A1 Mahallesi, 278 ada, 44 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda imar planı tadilatı yapılmasına ilişkin Elbistan Belediye Meclisince alınan 03.02.2012 tarihli, 40 sayılı kararın Elbistan Belediye Meclisinin 07.03.2012 tarihli, 124 sayılı kararı ile onaylandığı ve 05.04.2012 tarihinde askı ilan tutanağının düzenlendiği, askı süresi içinde veya sonrasında davacı tarafından plana itiraz edilmediği, bakılmakta olan davanın ise 20/02/2013 tarihinde açıldığı görülmektedir. 

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, davacı tarafından, planın askıdan indiği tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde davanın açılması gerekirken, bu süre geçirildikten çok sonra 20/02/2013 tarihinde açılan davanı süreaşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığından uyuşmazlığın esasına girilerek verilen dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.” (Danıştay 6. Dairesi, 07.02.2019 tarih ve E:2015/3796 K:2019/494 sayılı kararı)

 

B. İmar Planına İtiraz Edilmişse Dava Açma Süresi

1. Askı Süresi İçerisinde İtiraz Edilmesi

İlgililer tarafından imar planlarına karşı itiraz edilmek isteniyorsa, bu itirazın bir aylık askı süresi içerisinde ve yazılı olarak yapılması gerekir.

Danıştay tarafından bu itiraz, 2577 sayılı İdari Yargılama usulü Kanunu’nun 11. maddesi kapsamında değerlendirilmektedir.

“İmar planlarına karşı 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuru için, özel bir Kanun olan 3194 sayılı Yasanın 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı bir aylık askı süresi içinde, 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır.” (Danıştay 6. Dairesi, 07.02.2019 tarih ve E:2015/3796, K:2019/494 sayılı kararı) 

 

Buna göre askı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine aşağıdaki ihtimallere göre dava açma süreleri tespit edilir;

a. İtirazın Yazılı Olarak Reddedilmesi

Askı süresi içerisinde yapılan itirazın, 30 günlük cevap verme süresi içerisinde  yazılı olarak reddedilmesi durumunda, ret kararının ilgilisine yazılı olarak bildirilmesini takip eden günden itibaren 60 gün içerisinde dava açılması gerekir. 

İtirazın reddine ilişkin işlem 1 aylık askı süresi bitmeden tebliğ edilirse, 60 günlük dava açma süresi tebliğ tarihinden itibaren değil, askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren başlar. (8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunun 2 inci maddesiyle, 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesinde yer alan idarenin 60 günlük cevap verme süresi 30 gün olarak değiştirilmiştir.)

İtiraz kabul edilir ama itiraz sahibinin taleplerini karşılamaz ise; cevabın tebliği tarihinden itibaren, eğer cevap askı ilan süresi bitmeden verilmişse, askı ilan süresinin son gününü takip eden günden itibaren 60 gün içerisinde dava açılabilir.

b. İtirazın Zımni Olarak Reddedilmesi

Bir aylık askı süresi içinde yapılan itiraza, askı süresinin son gününü takip eden 30 gün içerisinde cevap verilmezse, itiraz zımnen reddedilmiş sayılır.

Bu durumda, zımni ret süresini takip eden 60 gün içerisinde dava açılmalıdır.

2. Askı İlan Süresi Geçtikten Sonra İtiraz Edilmesi

İmar planlarına karşı İmar Kanunu’nun 8. maddesi kapsamında itirazda bulunulduktan sonra idarenin itiraz üzerine tesis ettiği işleme veya zımni ret işlemine karşı altmış gün içinde dava açılması zorunludur. Böyle bir durumda, imar planı itiraz eden kişi açısından kesinleşeceği için, altmış günlük dava açma süresi geçtikten sonra 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında idareye başvuruda bulunulması, itiraz eden kişiye yeni bir dava açma süresi kazandırmaz.

Bu nedenle, bu başlık altındaki açıklamalar askı süresi içerisinde plana itiraz etmeyen kişiler açısından geçerlidir.

Danıştay içtihatlarında, 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca, askı süresi içerisinde itiraz edilmeyerek kesinleşen imar planına karşı, 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca 60 günlük dava açma süresi içerisinde doğrudan dava açılabileceği gibi, dava açmadan önce itiraz da edilebileceği kabul edilmiştir.

Konuyla ilgili Danıştay 6. Dairesinin kararı şu şekildedir;

“… planlara karşı askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 günlük yasal idari dava açma süresi içinde 2577 sayılı Yasanın 11.maddesi kapsamında başvuruda bulunulması halinde ise, işlemeye başlayan idari dava açma süresinin duracağı ve 60 gün içinde cevap verilmemesi halinde istek reddedilmiş sayılacağından, 60 günlük yasal idari dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı, bu sürenin son gününe kadar cevap verilmesi halinde ise bu tarihi izleyen günden itibaren yine kalan sürenin işlemeye başlayacağı ve toplam olarak 60 günlük bu süre içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır. (Danıştay 6. Dairesi, 06.03.2014 tarih ve E:2013/7711, K:2014/1706 sayılı kararı)

Buna göre, 60 günlük dava açma süresi içerisinde itirazda bulunulursa, işlemeye başlayan dava açma süresi durur. İtirazın açıkça veya zımni olarak reddi halinde, itiraz ile duran süre kaldığı yerden yeniden işlemeye başlar.

3. Zımni Ret Süresinden Sonra Verilen Cevap Üzerine Dava Açılabilir mi?

Bir aylık askı süresi içerisinde veya askı süresinden sonraki 60 günlük dava açma süresi içerisinde yapılan itiraz hakkında, zımni ret süresi dolduktan sonra idarece cevap verilmesi durumunda, bu cevabın tebliği üzerine dava açılıp açılamayacağı konusu Danıştay kararlarında tartışılmıştır.

2016 yılına kadar verilen Danıştay içtihatlarında, zımni ret süresi dolduktan sonra idarece cevap verilmesi durumunda dava açma süresinin canlanmayacağı kabul edilmekteydi.

Ancak, Danıştay 6. Dairesi 2016 yılında bu içtihadından dönmüş ve zımni ret süresinden sonra verilen cevap üzerine de dava açılabileceğini kabul etmiştir. 

Danıştay 6. Dairesinin ilgili kararı şu şekildedir;

“Bu değerlendirmeler ışığında, ilgilinin imar planlarına askı süresi içinde yapmış olduğu itirazın yanıtlanmayarak reddi üzerine süresi içinde dava açabileceği gibi, zımni ret işlemi yerine idarece sonradan tesis edilecek ve idarenin gerçek iradesini ortaya koyan işleme karşı da dava açma süresi içerisinde dava açabilmesi mümkündür.” (Danıştay Altıncı Dairesi 30.05.2016 tarih ve E:2014/7721, K:2016/3394 sayılı kararı)

Fakat, ilk derece Mahkemesi Danıştay 6. Dairesinin bu kararına uymamış ve davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle ısrar kararı vermiştir.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 16.1.2019 tarih ve E:2016/5201, K:2019/33 sayılı kararıyla ilk derece Mahkemesinin kararı onanmıştır.

Sonrasında ise, Danıştay 6. Dairesi de eski içtihadına dönmüş ve zımni ret süresinden sonra verilen cevabın dava açma süresini ihya etmeyeceğine karar vermiştir.

Danıştay 6. Dairesinin ilgili kararı şu şekildedir; 

“Uyuşmazlık konusu olayda; imar planına ilan – askı süresi içinde itiraz edildiğine göre, dava açma süresinin İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerektiği açıktır. Bu bakımdan, yapılan itiraza altmış gün içinde bir cevap verilmemiş ise, itirazın zımnen reddedilmiş olması nedeniyle ilan tarihinin son gününü izleyen ikinci altmış gün içinde davanın açılması gerekir. 

Belirtilen süreler geçtikten sonra cevap verilmesi halinde dava açma hakkının ihya olduğundan söz edilemez. Zira İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesinin ikinci fıkrasında, yetkili idari makamlarca dava açma süresi geçtikten sonra verilen cevap üzerine tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği belirtildiği halde 11. maddede, davanın açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, sonradan yetkili makamlarca cevap verilmesi durumunda, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde davanın açılabileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla yetkili makamlarca ne zaman cevap verileceği belli olmayan bir durumda, dava süresinin yorum yoluyla süresi belirsiz bir zamana kadar uzatılması mümkün değildir.” (Danıştay 6. Dairesi, 05.03.2019 tarih ve E:2015/6562, K:2019/1145 sayılı kararı) 

 

III. Genel Dava Açma Süreleri Geçtikten Sonra İmar Planlarına Karşı Dava Açılması

Kesinleşen imar planlarına karşı yukarıda belirtilen sürelerde dava açılmasa dahi, imar planının uygulanması niteliğini taşıyan işlemlerle veya plan değişikliği başvurusunun reddine ilişkin işlemle birlikte imar planına karşı her zaman dava açmak mümkündür.

Fakat, 14/2/2020 tarih ve 7221 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle İmar Kanunu’nun 8. maddesine eklenen 8. fıkrayla; “Kesinleşen imar planları veya parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde dava açılabilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

7221 sayılı Kanun’un gerekçesinde bu değişikliğin; imar planlarının ve imar uygulamalarının sürüncemede kalmaması, mülkiyet haklarının kısıtlanmaması ve idari işlemlerin istikrarının sağlanması amacıyla kesinleşmiş planlara ve parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren herhalde beş yıl içinde dava açılabilmesi amacıyla yapıldığı belirtilmiştir.

Bu değişikliğin, 7221 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce kesinleşen imar planları için uygulanıp uygulanmayacağı konusunda ise bir düzenlemeye yer verilmemiştir.

İmar planları veya parselasyon planlarına karşı dava açma süresini kesinleşme tarihinden itibaren 5 yılla sınırlandıran bu düzenlemenin, Anayasa’da güvence altına alınan hak arama hürriyetine aykırı olduğu kanaatindeyiz. Zira, ülkemizde idarelerce imar planları uyarınca çok uzun yıllar sonra dahi uygulama yaptıkları bir gerçektir. Teknik veriler içeren imar planlarının herkes tarafından askıdayken incelenmesi ve taşınmazlarıyla ilgili nasıl sonuçlar doğurduğunun anlaşılması mümkün değildir. Böyle bir durumda, imar planı uyarınca taşınmazı hakkında parselasyon, kamulaştırma, ruhsat vermeme gibi uygulama işlemine karşı dava açmak isteyen kişinin, bu uygulama işlemine karşı açacağı dava şekli bir davadan öteye gidemeyecektir. Zira, uygulama işleminin dayanağı olan imar planına karşı dava açamayacağı için, imar planı hukuka aykırı olsa dahi, dayanağı imar planı kesinleştiği gerekçesiyle dava reddedilecektir. 

 Fakat, bu madde Anayasa Mahkemesince iptal edilmediği sürece Mahkemelerce dava açma süresinin hesaplanmasında dikkate alınacaktır.

7221 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce kesinleşen imar planları için 5 yıllık sürenin, bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlaması gerektiği kanaatindeyiz.

Ayrıca, 5 yıllık sürenin başlaması için “kesinleşme” şartı getirildiği için, İmar Kanunu’nda öngörülen usule uygun olarak onay ve ilan süreci tamamlanmayan imar planları için her zaman dava açılması mümkündür.

A. Uygulama İşlemleriyle Birlikte İmar Planına Dava Açılması

İmar planları düzenleyici işlem niteliğinde olduğu için, 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesinin 4. fıkrasında yer alan, “İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler.” hükmü uyarınca, imar planının uygulanmasına yönelik işlemlerle birlikte imar planlarına karşı da dava açılması mümkündür.

“…düzenleyici işlem niteliğindeki imar planının, parselasyon, imar durumu, yapı ruhsatı gibi birel işlemler ile tatbik edilmesi halinde imar planına karşı, uygulama işleminin tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içerisinde uygulama işlemi ile birlikte ya da tek başına dava açılması gerektiği açıktır.” (Danıştay 6. Dairesi, 27.09.2018 tarih ve E:2016/4637, K:2018/7111 sayılı kararı) 

Burada dikkat edilmesi gereken hususu, uygulama işlemi üzerine imar planına karşı açılan davada imar planının incelenebilmesi için, uygulama işlemi için öngörülen dava açma süresi içerisinde imar planına veya uygulama işlemine yahut her ikisi aleyhine birden dava açılması gerektiğidir. Diğer bir ifadeyle, uygulama işlemi için öngörülen dava açma süresi geçtikten sonra, uygulama işlemine dayanılarak imar planının iptali istemiyle dava açılması durumunda, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilir. (Danıştay 6. Dairesi, 13.02.2014 tarih ve E:2010/630, K:2014/1017 sayılı kararı)

Aşağıda imar planlarının uygulama işlemleri neler olduğu ve bu işlemlerle birlikte nasıl dava açılacağı ele alınacaktır.

 

1. Alt Ölçekli Plan Üst Ölçekli Planın Uygulama İşlemidir

Hangi ölçekte olursa olsun tüm imar planları düzenleyici işlem niteliğindedir. Danıştay içtihatlarında, düzenleyici işlem niteliğinde olsa dahi alt ölçekli planların, üst ölçekli planın uygulama işlemi olarak kabul edilmektedir. Bunun sonucu olarak da, üst ölçekli plana karşı dava açma süresi geçmiş olsa dahi, alt ölçekli planınla birlikte her türlü üst ölçekli plana karşı dava açılabileceği kabul edilmiştir.

Konuyla ilgili Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun kararı şu şekildedir;

“Dosyanın incelenmesinden, dava konusu 1/5000 ölçekli Çatalca Merkez ve Yakın Çevresi Nazım İmar Planının uygulaması niteliğinde olan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının 08/11/2010-08/12/2010 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı anlaşılmaktadır. 

Her ne kadar, davacı tarafından 1/5000 ölçekli Çatalca Merkez ve Yakın Çevresi Nazım İmar Planının son ilan tarihinden itibaren altmış günlük süre içerisinde dava açılmamış ise de; yukarıda yer verilen Yasa hükmü uyarınca, uygulamaya esas olan 1/1000 ölçekli planlar ile birlikte üst ölçekli planlara dava açılabileceği açık olduğundan, dava konusu imar planının uygulaması niteliğinde olan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının son ilan tarihi olan 08/12/2010 tarihinden itibaren altmış gün içerisinde, 07/01/2011 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmamaktadır.” (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 25.04.2018 tarih ve E:2015/4155, K:2018/1939 sayılı kararı)

 

2. Parselasyon (Arazi ve Arsa Düzenlemesi)

3194 sayılı İmar Kanun’unun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işlemi imar planlarının uygulama işlemi olduğundan, parselasyon işlemine karşı dava açma süresi içinde anılan parselasyon işlemiyle birlikte dayanağı 1/1000 ölçekli ve 1/5000 ölçekli planların iptali istemiyle dava açılması mümkündür. (Danıştay 6. Dairesi, 06.07.2017 tarih ve E:2013/331, K:2017/5495 sayılı kararı)

 

3. İmar Durumu Belgesi Alınması

İmar durum belgesi; yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren, uygulama imar planı ile plan notları ve Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği uyarınca düzenlenen, projelerin hazırlanmasına esas oluşturan, taşınmaz için öngörülen arazi kullanım kararı ile yapılaşma koşullarını detaylı bir şekilde gösteren belgedir. İdarelerce, uygulama imar planına göre imar durum belgesi düzenlenmesi halinde, bahsi geçen ilan sürelerine bağlı kalınmaksızın, düzenleyici işlem mahiyetindeki uygulama imar planı ile üst ölçekli planların iptali istenebilecektir. (Danıştay 6. Dairesi, 23.05.2016 tarih ve E:2016/3701, K:2016/3044 sayılı kararı)

İmar planları mülkiyet hakkıyla ilgilidir ve bu mülkiyet hakkının kullanılabilmesi için imar durumu alınmış olması halinde aynı konuda idareye tekrar başvurulmasına ve başvuruya verilen cevap üzerine imar planına karşı dava açılmasına bir engel bulunmamaktadır. Her yeni başvuru üzerine idarece tesis edilecek işlem üzerine yukarıda açıklanan 2577 sayılı Yasanın 7. maddesinde öngörülen 60 günlük süre içerisinde imar planına dava açılması mümkündür. (Danıştay 6. Dairesi, 05.06.2013 tarih ve E:2012/138, K:2013/3940 sayılı kararı)

Danıştay tarafından, interaktif imar durumları da imar planının uygulaması niteliğinde işlemler olarak kabul edilmiştir. (Danıştay 6. Dairesi, 05.05.2015 tarih ve E:2014/6869, K:2015/2878 sayılı kararı)

 

4. İnşaat Ruhsatı İşlemleri

İnşaat ruhsatı imar planına dayanılarak tesis edilen bir işlem olduğundan, planın uygulaması kapsamında olan inşaat ruhsatı verilmesi, ruhsat verilmesi talebinin reddi veya inşaat ruhsatın iptaline ilişkin işlem ile birlikte genel düzenleyici işlem mahiyetindeki imar planının da iptali istemiyle dava açılabilir (Danıştay 6. Dairesi, 12.07.2017 tarih ve E:2014/1589, K:2017/5743 sayılı kararı)

5. Kamulaştırma

İmar planında umumi hizmette kullanılmak üzere vs. kamulaştırılan bir taşınmaz hakkındaki kamulaştırma işleminin iptali için açılan davada, kamulaştırma işleminin dayanağı olarak gösterilen imar planının da iptali istenebilir. (Danıştay 6. Dairesi, 12.09.2018 tarih ve E:2015/5966, K:2018/6723 sayılı kararı)

6. Diğer Uygulama İşlemleri

Yukarıda en çok bilinen uygulama işlemleri sayılmıştır. Bu işlemler dışında imar planlarının uygulanmasına ilişkin başka işlemlerde mevcuttur. Danıştay içtihatlarında, yıkım kararı, taşınmazın icra dairesinden satışa çıkarılmasına ilişkin açık artırma ilanı, imar planının uygulaması niteliğinde olan imar yolu yapılması çalışmaları, imar planının uygulanması niteliğinde inşaat faaliyetleri de uygulama işlemleri olarak kabul edilmiştir.

Bununla birlikte, uygulama işlemi üzerine imar planlarına karşı dava açılması mümkün ise de, sadece bilgi edinme mahiyetinde olan başvuru üzerine idarece verilen cevap uygulama işlemi niteliğinde kabul edilmediği için, dava açma aşuresini ihya etmeyecektir. (Danıştay 6. Dairesi, 25.09.2017 tarih ve E:2016/504, K:2017/6677 sayılı kararı)

 

B. Plan Değişikliği Talebi Üzerine Dava Açma Süresi

2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında plan değişikliği yapılması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlem de uygulama işlemi niteliğindedir. (Danıştay 6. Dairesi, 07.02.2018 tarih ve E:2014/1519, K:2018/962 sayılı kararı) Fakat önemine binaen ayrı bir başlık altında incelenmiştir.

İmar planlarına karşı yukarıdaki dava açma süreleri geçtikten sonra ve yukarıda sayılan uygulama işlemlerinden birinin de bulunmadığı durumlarda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 10. maddesi kapsamında her zaman başvuru yaparak, dava açma süresi yeniden canlandırmak mümkündür. 

Danıştay 6. Dairesinin 15.03.2018 tarih ve E:2016/11312, K:2018/2322 sayılı kararında bu husus açık bir şekilde belirtilmiştir. Kararın ilgili kısmı şu şekildedir; 

“Yukarıda yer verilen kanun hükmü uyarınca, ilgililerin idari davaya konu olabilecek bir işlemin tesis edilmesi istemiyle 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında her zaman idareye başvuruda bulunabileceği açık olup davacının 15.12.2015 tarihli başvurusu incelendiğinde, plan değişikliği talebinde bulunulduğu görüldüğünden, bu kapsamda anılan başvurunun 10. madde kapsamında bir başvuru olarak ele alınması gerekmektedir.” 

Buna göre, 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında plan değişikliği yapılması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işleminin tebliği veya 30 günlük zımni ret süresinin dolmasından sonra, takip eden 60 günlük yasal dava açma süresi içinde imar planlarının iptali istemiyle dava açılabilir. (8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yer alan idarenin 60 günlük cevap verme süresi 30 gün olarak değiştirilmiştir.)

IV. Her Zaman Dava Açılabilen Durumlar

İmar planlarının belediye meclisince onaylanmasından itibaren bir ay süre ile ilan edilmeleri zorunludur. İmar planlarının veya bu planlarda yapılan değişikliklerin onay ve bir aylık ilan şartı gerçekleşmediği sürece dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Böyle bir durumda, imar planı veya plan değişikliğinin iptali için her zaman dava açılabilmesi mümkündür. (Danıştay 6. Dairesi, 20.02.2018 tarih ve E:2016/5361, K:2018/1368; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 26.01.2015 tarih ve E:2013/1699, K:2015/96 sayılı kararları)

V. Sonuç

İmar planlarına karşı dava açma süresi kaçırılmış olsa dahi, yukarıda ayrıntılı bir şekilde açıkladığımız üzere uygulama işlemi veya plan değişikliği talebinde bulunarak dava açma süresini canlandırmak mümkündür. 

Hatta imar planına karşı açılan dava süre aşımı yönünden reddedilmiş olsa dahi, aynı imar planının uygulanmasına ilişkin her bir işlem üzerine veya plan değişikliği talebinin reddine ilişkin işlem üzerine yeniden dava açmak mümkündür. Böyle bir durumda, aynı plana karşı açılan dava daha önce verilen süre aşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin karar kesin hüküm oluşturmaz. (Danıştay 6. Dairesi, 10.07.2017 tarih ve E:2015/2947, K:2017/5552 sayılı kararı)

31 Comments

  1. Bundan tahminen 20 yıl kadar önce 300 metre kare arsam imar planı gereğince 6 altı parçaya bölündü. Gelişi güzel şekillerde oldu.Ve muhtelif yerlere dağıtıldı.Sonuçta 2000 000 iki milyonT.L değerindeki arsam.200 000 ikiyür bin TL bile etmez oldu.Bu zorluğu gidermek için ne yapılabilir. En derin saygılarımla.

    1. Anlatımınıza göre, bahsettiğiniz durum imar planının uygulaması niteliğinde olan parselasyon (18 uygulaması, şuyulandırma) işlemi neticesinde meydana geldiği anlaşılıyor. Parselasyon işlemi imar planı gibi düzenleyici işlem değil, bireysel işlemdir. Bu nedenle, eğer parsellerin güncel tapusunu aldıysanız 60 günlük dava açma süreniz geçmiştir. Fakat henüz güncel tapuları almadıysanız ve başka belediye parselasyon işlemini size tebliğ de etmediyse, İdare Mahkemesinde dava açabilirsiniz.

  2. yalova armutlu belediyesi 2020 yılında aldıgı meclis kararıyla inşaatın yoldan 5 metre mesafeden başlamasını karara baglamış .arsa büyük olmasına ragmen yoldan 5 metreden fazla geri çekmeme müsade etmiyor bense yoldan 7-8 metre geri çekip ön bahçemi kullanışlı hale getirmek istiyorum.bu hak kaybımı ne şekilde düzeltebilirim yorumlarınızı bekliyorum

    1. Öncelikle belediyenin neden böyle bir uygulamaya gittiğini bilmek gerekiyor. Eğer imar plan notlarına dayanıyorsa, plan notlarına dava açabilirsiniz. Plan notlarına dayanmadan böyle bir uygulama yapıyorsa, yoldan 7-8 metre çekilmiş bir şekilde mimari proje hazırlayıp ruhsat başvurunda bulunun. Belediye ruhsat vermezse bu işleme karşı İdare Mahkemesinde dava açın.

    2. Benm anlamadigim su askıya alina parselllerin bir anda kimsenn haberi olmadan .işlem yapilmazi.olrmu..mahalae olarak sınırlar cizilse İmardan mutlaka alınsa yerinn arsa olduğunu bilen insan birden askıya alınmış arsan şu an ..sebepler ne olrsa olsun.askiya alınmış demek itiraz hakkım yokmu..etrafim evler varken madem askıya alınmış am aev otel yapilior…bu kanun kime göre.

  3. Merhaba:18 imar uygulamamız askı sürecinden sonra şuan tapuda yeni imarlı tapularımızı bekliyoruz.ama 50 hak sahibinden 8 kişi dava açmış.bu durumdan dolayı mağduriyet yaşamaktayız çünkü süreç uzar yapılarımızda çok riskli ve eski.bu konuda nasıl bir yol izlemeliyiz teşekkürler.

    1. İdare Mahkemesince yürütmeyi durdurma veya iptal kararı verilmediği sürece, 18 uygulamasına (parselasyon işlemine) karşı dava açılması tek başına işlemleri durdurmaz. Bu nedenle, bu yönde bir karar yoksa inşaat ruhsatı almanızın önünde bir engel bulunmuyor.

      Ayrıca, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesine eklenen 20. fıkra hükmüyle, parselasyon işlemi kesinleşmiş mahkeme kararıyla iptal edilse dahi, yapı yapılması gibi fiili imkansızlıklar nedeniyle eski kök parsele dönülmesinin mümkün olmadığı durumlar içi farklı çözüm yoları getirilmiştir. İlgili hüküm şu şekildedir;

      “(Ek fıkra:14/2/2020-7221/7 md.) Bu madde kapsamında yapılmış olan imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edilir veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değeri ödenir.”

  4. İstanbul’da bulunan 210 m arsama devlet 126m imar alanı veriyor ama burda şöyle bir durum var karşımızdaki apartmaların önünde 1m kaldırım varken benim tarafa 2m kaldırım alanı vermiş . Bu adaletsiz durum için itiraz etsem bir sonuç alabilir miyim

    1. Karşı apartmanın önünde 1 metre kaldırım olması, planda da 1 metre kaldırım olduğu anlamına gelmez. karşı apartman eski tarihte yapılmış olabilir ve sonraki tarihli plan değişikliğiyle kaldırım (yol) genişlemiş olabilir. Bu nedenle ilk olarak belediyeden durumu net bir şekilde öğrenin. Sonrasında bir hukuka aykırılık olduğunu düşünüyorsanız, imar durum belgesi alıp dayanağı olan 1/1000 ve 1/5000 ölçekli imar planlarına karşı İdare Mahkemesinde dava açabilirsiniz.

  5. Merhabalar,Gelibolu Bolayir mevkiinde parselasyon islemi magduruyum. Tapulu arsam baska bir parsele dahil edildi ancak parselasyon yapilirken arsamin icinde bulunan temelsiz celik ev baskasinin arsasinin sinirlarina gecmis. Sadece evi kurtarmak istiyorum, bahcemi kendi parselimdekilerle anlasarak koruyabilirim sanirim ama evi kurtarabilmek icin dava acmam gerekiyor mu? Ote yandan evin dahil oldugu yeni parsel/arsa bir kooperatife aitmis ve fahis bir fiyatla o payi almami oneriyorlar cozum olarak.
    Simdiden tesekkurler

    1. Parselasyon işlemi size tebliğ edilmediyse ve yeni tapunuzu da almadıysanız dava açma süresi başlamaz. Böyle bir durumda İdare Mahkemesi 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesine göre yapılan parselasyon işleminin iptali için dava açabilirsiniz.

  6. Merhaba,
    Urla belediyesine ait Denizli köyünde 1996 yılında aldığımız arsaya 1999 yılanda imar revizyon planı uygulanmış ve arsanın ortasından yol geçirilmiş. Ancak bu zamana kadar 2022 , belediye tarafından imar planı kamulaştırılmadığı gibi hiçbir işlem de yapılmamış. Arsamızdan yol geçirildiğini imar izni için başvurduğumuz da öğrendik. Revizyon planında arsa ortasından geçen yol nedeni ile inşaat izni verilemeyeceği bildirildi. Bu konuda ne yapılabilir? Dava açılabilir miyiz? 25 yıldır kamulaştırılmayan belediyeye ait imar revizyon planı zaman aşımına uğramış sayılmaz mı? Bilgi verebilirseniz sevinirim. Saygılarımla

    1. İmar planları zamanaşımına uğramaz. 5 yıl içinde uygulamaya geçirilmeyen imar planının değiştirilmesini talep edip reddedilmesi halinde dava açabilir veya doğrudan kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açabilirsiniz.

  7. Merhaba 11 dönümlük tarla vasıflı arazimiz parselasyon sonrası 2600 er 2 arsa ve yaklaşık 1200 M2 hisseli 1 arsa olarak parsel yapıldı 17.01.2023 tarihinde askıdan indi (itirazımız olmamıştı) arsalarımızın emsal=0.9 ve yencok=12,5 olarak tahsisli bölgede kaldığını, yakın çevresinde ise e=1.70 üstü yencok=50m bulan planlamalar olduğunu tespit ettik
    şifai görüşmelerde arsalarımızın 17 kat ve üzeri şekilinde planlandığı bildirilmişti
    emsal ve kat yukseklik değerleri ile ilgili dava açabilir miyiz planlamanın 2018 yılında yapıldığı ve 2040 yılına kadar geçerli olduğu 2018 yılında itirazımız olmadığından (haberimiz olmadığından) sonuç alamayacağımız Balıkesir büyükşehir belediyesince söylenmekte

    1. Evet, 2018 tarihli plana karşı dava açma süresi geçmiş olsa dahi, imar durum belgesi alarak 2018 tarihli plana /planlara karşı dava açabilirisiniz.

  8. Mrb hocam 2019 dan beri oturduğum binanın yolu yok kaç defa belediyeye gittiysekte dilekçe vermiş olsakta yardımcı olmadılar imarda var ama belediye açmıyor bunun için ne yapmamız ve nereye başvurmamiz lazım.şimdiden çok teşekkür ederim Allah razı olsun

  9. merhaba hocam köyümüzde bulunan, imar durumu ikikatlı ev ve arsa olan 300m2 arsama yeni 1/1000 lik imarda yol vermişler arsam zaten küçük nerdeyse 3 te biride yola gidecek imar durumu askı sürecinde bunu iptal ettirebilmek için ne yapmam lazım.

  10. merhabalar, ankara keçiören şenyuva mevkii (hacıkadın) içerisinde arsamıza 18 uygulaması yapıldı , daha sonra askı süresi sonucunda arsa vasıflı olarak tapularımızı aldık, bunun üzerinden vergi ödemelerimizde yaptık 18500 m2 olan yerimiz orman dediler yüzde kırkbeş dediler 6500 m2 kaldı, şimdide belediyeden mahkeme sonucu 18 uygulaması iptal edildi dediler, ne yapmalıyım, teşekkürler

    1. Mahkeme kararındaki gerekçelere göre yeni bir 18 uygulaması yapılacaktır. Belediyeden süreci takip edip aleyhinize bir durum varsa dava açmanız gerekir.

      1. Merhabalar tarlama imar gelip gelmediğini öğrenmek için belediyeye gittim. 720 m² olan tarlanin ortasından yol geçtiğini öğrendim. 20 yıl önce yapılan plan böyle dediler. Imar plani içerisinde tarla dediler. 18 uygulaması gelince hem yolu alacağız hem %40 kesinti yapacağız dediler. İse yaramaz iki küçük parça kalacak. 20 yıl önce plan yapıldıysa neden şimdiye kadar yol yapılmadı yada kamusallaştirma olmadı. Bu yolu iptal ettirme yada kaldırma imkani var mı acaba. cevaplarmisiniz lütfen

        1. İmar durum belgesi alarak, dayanağı olan imar planlarına karşı dava açabilirsiniz. Bu davada hazırlanacak olan bilirkişi raporu doğrultusunda yolun gerekli olup olmadığı değerlendirilir ve Mahkeme bir karar verir. Ayrıca, 18 uygulaması yapılırken hem yolu alıp hem de % 40 (artık 45 oldu) kesinti yapamazlar, sadece % 45’e kadar kesinti yapabilirler. % 45’lik kesinti zaten yol, yeşil alan gibi kamu alanlarını karşılamak için yapılıyor. Yine, İşe yaramaz iki küçük parça de veremezler, İmar planına göre oluşturulacak inşaat yapmaya elverişli parsellerden müstakil olarak veya bu mümkün değilse hisseli olarak yer vermek zorundalar.

  11. Merhabalar parselasyonu yapılmış yerleşik konut alanı içerisinde kalan ana yola yakın imarlı arsam var. Arsamın çizili imar durumunu aldım hiç bir sıkıntı yok. Ruhsata başvurduğumda işlemler devam ederken belediye karayollarından görüş almak için yazı yazdı. Karayollarının cevabı ise parsele yolumuzdan geçiş izni verilmesi müdürlüğümüzce uygun görülmeyip sadece ikamet amaçlı konut yapılması müdürlüğümüz tarafından uygun görülmüştür diye görüş belirtti. Belediye karayolları uygun görüş belirttiği halde geçiş izni verilmediği için arsa direk karayolları kamulaştırma sınırına cephe olduğu için size inşaat ruhsatı veremeyiz ifadesi ile belediyenin plan proje birimine yazı yazdı.Bizim plan proje biriminden aldığımız bilgi önümüzün yaya kaldırımı olduğu şeklinde fakat belediye burada tali veya imar yolu olmadığı için ruhsat veremeyiz diyor oysa ki hemen yan parselimde bizimle aynı şartlarda olan yer inşaat yapıp oturma ruhsatını dahi almış. Bunu söylediğimizde burada imar yolu varmış 2020 yılında yapılan plan çalışması ile Karayolları sizin imar yolunuzu kamulaştırmış dediler. Ve plan proje birimine gönderip yeni plan yapılabilir mi ona bakacaklarını söylediler sonuçta bu planı belediye yaptığına göre buradaki parsellerin mağduriyetini gidermekte belediye yetkili değil midir? Belediyeden olumsuz bir yanıt gelirse her şartlarda dava açma hakkım bulunuyor mu? Bu konuyla ilgili görüşlerinizi iletirseniz sevinirim. Ayrıca şu an yanımdaki ruhsatı almış evin de geçiş izin belgesi bulunmamakta bu plan değişikliği sebebi ile cevabınızı bekliyorum iyi çalışmalar dilerim

    1. İmar durum belgesi veya ruhsat talebinde bulunup reddedilmesi halinde 2020 yılındaki plan değişikliğine dava açmanız gerekir. Plan değişikliğiyle imar yoluna cephesi olmayan parsel oluşturulamaz.

  12. Merhaba, Makalenin kaleme alındığı tarihten sonra yapılan değişiklikle idarenin cevap verme süresi 60 günden 30 güne mi indi acaba? Dava açma süresi, dilekçeye 60 gün içinde cevap verilmezse 60 günlük dava açma süresi başlar, diye biliniyordu. Son durum hakkında bir açıklama yaparsanız seviniriz.

    8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle bu fıkranın birinci ve üçüncü cümlelerinde yer alan “Altmış” ibareleri “Otuz” şeklinde, ikinci cümlesinde yer alan “altmış” ibaresi “otuz” şeklinde, beşinci cümlesinde yer alan “altı” ibaresi “dört” şeklinde ve altıncı cümlesinde yer alan “altmış günlük” ibaresi “otuz günlük” şeklinde değiştirilmiştir.

    1. Belirttiğiniz gibi, idarenin cevap verme süresi 60 günden 30 güne düşürülmüştür. Uyarınız için teşekkür ederiz. Makalemizde gerekli düzeltmeleri yaptık.

  13. merhabalar imar değişikliğinde 1000 m’ olan arsam konum olarak bulvar cepheli köşe başı emsal 0.50 iken başka bir yere taşınarak emsal 0.20 olarak konumu çok iyi olmayan bir bölgeye atıldı.ciddi anlamda maddi değer kaybım oldu .bu durumda nasıl bir yol izlemeliyim…teşekkür ederim…

    1. İmar uygulamasına (parselasyon işlemine) karşı İdare Mahkemesinde dava açmanız gerekiyor. Parselasyon işleminde, önceki yere eşdeğer yer verilmemesi doğrudan iptal sebebidir.

Yorum Yap

Yıldız (*) işareti ile işaretlenmiş alanlar zorunludur.