Yapı tatil tutanağının iptali

Yapı Tatil Tutanağı

İçerik Başlıkları

I. Yapı Tatil Tutanağı Nedir?

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesine göre, ruhsatsız veya ruhsata aykırı kaçak yapı yapıldığı tespit edildiğinde, ilk olarak inşaatın o andaki durumu tespit edilerek inşaat mühürlenir. Bu esnada tutulan tutanağın ismi Yapı Tatil Tutanağıdır.

Belediye veya İl Özel İdareleri tarafından bu belgeye farklı isimler verilmektedir. Örneğin;

  • Üsküdar Belediyesi – Yapı Tatil Tutanağı
  • Buca Belediyesi – Yapı Tatil Zaptı
  • Sincan Belediyesi – Yapı Tatil Zabıtnamesi
  • Nilüfer Belediyesi – Yapı Ruhsatı ve Tatil Zaptı
  • Kadıköy Belediyesi – Yapı Tespit ve İnceleme Tutanağı
  • Yıldırım Belediyesi – Yapı Tespit ve Tatil Zaptı

şeklinde farklı isimler verilmektedir. Fakat uygulamada en sık kullanılan ve en bilinen isim Yapı Tatil Tutanağı olduğu için biz de bu ismi kullanmayı tercih ettik. Danıştay ve Bölge İdare Mahkemeleri kararlarında da Yapı Tatil Tutanağı ismi kullanılmaktadır. 

Hangi isim verilirse verilsin önemli olan, tutanağın 3194 sayılı İmar Kanunu’nda aranan nitelikleri taşıyıp taşımadığıdır. Çünkü yapı tatil tutanağı 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesine göre verilecek yıkım kararının ve 42. maddeye göre verilecek imar para cezasının dayanağıdır. Bu nedenle yapı tatil tutanağının usulüne uygun düzenlenmemesi durumunda, bu tutanak esas alınarak verilen yıkım ve imar para cezası da hukuka aykırı olacaktır.[1]

Bu makalemizde, yapı tatil tutanağının taşıması gereken zorunlu unsurların neler olduğunu ve usulüne uygun düzenlenmeyen yapı tatil tutanağı ve bu tutanak esas alınarak verilen yıkım ve imar para cezasının akıbetinin ne olacağı, yapı tatil tutanağına karşı nasıl ve hangi mahkemede kaç gün içinde dava açılabileceği incelenecektir.

 

II. Yapı Tatil Tutanağı Tanımı ve Örneği

3194 sayılı İmar Kanunu’nda yapı tatil tutanağının açık bir tanımı yapılmak yerine taşıması gereken unsurlar düzenlenmiştir. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 4. maddesinde ise yapı tatil tutanağı şu şekilde tanımlanmıştır;

“Yapı tatil tutanağı: Herhangi bir şekilde ruhsat alınmadan yapıya başlanılarak kaçak inşaat yapıldığı ya da ruhsatlı yapılarda ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı tespit edildiği takdirde, ilgili idaresince yetkilendirilmiş teknik elemanlarca, yapının o andaki durumu ile birlikte aykırılıkları resim, kroki ve yazı ile belirtilen ve inşai faaliyete devam edilemeyeceğini gösteren onaylı belgeyi ifade eder.”

Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin Eklerinde Yapı Tatil Tutanağı Örneğine de yer verilmiştir.

– Yapı Tatil Tutanağı Örneği –

 

Belediye ve İl Özel İdarelerinin büyük bir kısmı tarafından Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin Ekinde bulunan yapı tatil tutanağı örneği kullanılmakta ise de yukarıda açıkladığımız üzere uygulamada tek tip bir yapı tatil tutanağı örneği bulunmamaktadır. Belediye ve İl Özel İdarelerinin bir kısmı kendi oluşturdukları örneği kullanmaktayken, bir kısmı ise Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliği’nin Ekinde bulunan ve yapı tatil tutanağının taşıması gereken zorunlu unsurlardan bir kısmını taşımayan “Yapı tespit ve İnceleme Tutanağı” kullanılmaktadır.

– Yapı Tespit ve İnceleme Tutanağı –

 

III. Yapı Tatil Tutanağında Olması Gereken Zorunlu Unsurlar

Yapı Tatil Tutanağında olması gereken hususlar, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeden hareketle Danıştay kararlarında Yapı Tatil Tutanağında olması gereken hususlar şu şekilde belirtilmiştir;

“Ruhsat alınmadan veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılan yapıların tespitine ilişkin olarak düzenlenecek Yapı Tatil Tutanağında, aykırılıkların ölçüleri ile birlikte somut ve ayrıntılı olarak belirtilerek yapının o anki durumunun tespit edilmesi, ruhsatsız veya ruhsata aykırı inşaatın mühürlenerek durdurulması ve yapı tatil tutanağının yapı yerine asılmak suretiyle yapı sahibine tebliğ edilmesi, tebligatın bir nüshasının muhtara bırakılması gerekmektedir. Ruhsatsız ya da ruhsat ve eklerine aykırı yapı hakkında kanunda öngörülen yıkım ve para cezasına yönelik yaptırımların uygulanabilmesi, ihtilaf konusu imalatın ilgili fen elemanları tarafından açık ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde saptanarak usule uygun şekilde düzenlenecek bir tutanağa bağlanması ile mümkündür.” (Danıştay 6. Dairesinin 07.10.2020 tarih ve E:2019/6602, K:2020/8969 sayılı kararı)

Buna göre, 3194 sayılı İmar Kanunu ve Danıştay kararları çerçevesinde, yapı tatil tutanağında olması gereken hususları şu şekilde sıralamak mümkündür:

 

1. İmara Aykırılıkların Ölçüleri ile Birlikte Somut ve Ayrıntılı Olarak Tespit Edilmesi Gerekir

Yapı tatil tutanağının veya bu tutanak esas alınarak verilen yıkım ve imar para cezasının iptali istemiyle açılan davalarda, Danıştay ve Bölge İdare Mahkemeleri tarafından dikkat edilen ilk husus, yapı tatil tutanağında imara aykırılıkların ölçüleri ile birlikte somut ve ayrıntılı olarak belirtilip belirtilmediğidir.

 

Danıştay 6. Dairesinin 07.10.2020 tarih ve E:2019/6602, K:2020/8969 sayılı kararında; davalı idare elemanlarınca düzenlenen tespit tutanağında, yönetmeliğe aykırı yapılmış bahçe duvarı kroki üzerinde çizim ile belirtilmiş ise de, inşai faaliyetin metrajına ve inşaat ile ilgili açık ve somut tespitlere yer verilmemesi nedeniyle, 3194 sayılı Kanunda belirtilen usule uygun düzenlenmiş somut, ayrıntılı ve gerekçeli tespitler içeren bir yapı tatil tutanağı düzenlenmeden verilen yıkım ve para cezasının hukuka aykırı olduğuna karar verilmiştir.

 

Danıştay 6. Dairesinin 14.10.2020 tarih ve E:2019/10761, K:2020/9387 sayılı kararında; dava konusu yapı tatil tutanağında  “3 bodrum+zemin+6 normal kat+çatı piyesten” oluşan yapının ruhsatsız olduğu belirtilmekle birlikte, yapı alanın “takribi” olarak belirtildiği gibi herhangi bir kroki çizilip ölçülerine de yer verilmediği, ayrıca yapının hangi kısımların hangi parsellerde yer aldığının da açıklanmadığı gerekçesiyle, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinde esas alınan kriterlere uygun olarak para cezasının hesaplanabilmesi için yeterli olmayan, diğer bir ifade ile usulüne uygun düzenlenmeyen dava konusu yapı tatil tutanağında ve bu tutanak esas alınmak suretiyle eksik tespite dayalı olarak verilen para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığına karar verilmiştir.

 

Danıştay 14. Dairesinin 16.05.2018 tarih ve E:2015/8528, K:2018/3740 sayılı kararında ise; davalı idare elamanlarınca düzenlenen yapı tatil zaptında tespit esas alınarak imar para cezası verildiği ancak, dava konusu imar para cezasının dayanağı yapı tatil zaptından, davalı idarece aykırılıktan etkilenen alanın nasıl hesaplandığının anlaşılamadığı, yapı tatil zaptında 810 m² toplam inşaat alanının ne şekilde tespit edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi veya ölçüm krokisinin bulunmadığı, bu hususun ise temel cezayı etkileyen nitelikte olduğu gerekçesiyle para cezasının hukuka aykırı olduğuna karar verilmiştir.

 

İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdare Dava Dairesinin 05.11.2020 tarih ve E:2020/97, K:2020/1439 sayılı kararında da; yapı tatil tutanağının “174,31 m2’lik yapı kayıt belgesi alınan taşınmazda 218,17 m2 kapalı alan yapıldığının tespit edildiği” şeklindeki ifadeye yer verilmek suretiyle düzenlendiği, bunun dışında tutanakta başkaca somut bir bilgi veya tespite yer verilmediği bu nedenle; 3194 sayılı Kanun’da belirtilen usule uygun düzenlenmiş somut, ayrıntılı, gerekçeli tespitler içeren bir yapı tatil tutanağı düzenlenmeden söz konusu taşınmazın yıkımına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar verilmiştir.

 

2. Ölçümler İçin Ayrı Bir Tutanak Düzenlenebilir mi?

Ruhsatsız veya ruhsata aykırı kaçak yapının alanının ve kenar uzunluklarının, ölçüm krokisinde ayrıntılı olarak gösterilmesi gerekir. Bazı durumlarda yapı sayısının veya ruhsata aykırı imalatların fazlalığı nedeniyle yapı tatil tutanağındaki alan ölçümler için yeterli olmamaktadır. Böyle bir durumda, yapı tatil tutanağının eki olarak hazırlanacak ayrı bir ölçüm krokisinde imara aykırılıkların gösterilip gösterilmeyeceği yargı kararlarında tartışılmış ve bunun mümkün olduğu kabul edilmiştir. (Danıştay 6. Dairesinin 23.06.2020 tarih ve E:2019/2414, K:2020/5890 sayılı kararı)[2]

Ancak, Danıştay’ın söz konusu kararında da vurgulandığı üzere, ölçü krokisi Yapı Tatil Tutanağının Eki olarak gösterilecekse, ölçü krokisinin yapı tatil tutanağı ile aynı tarihli olması ve yapı tatil tutanağında imzası bulunan personel tarafından imzalanması ve yapı tatil tutanağıyla ilgisinin kurulması gerekmektedir.

 

3. İmara Aykırılıktan Etkilenen Alanın Tutanakta Belirtilmesi Gerekmektedir

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin son cümlesinde; “Para cezalarına konu olan alanın hesaplanmasında, aykırılıktan etkilenen alan dikkate alınır.” hükmü yer almaktadır. Bu nedenle, ruhsata aykırılıktan etkilenen alan, ruhsata aykırı alandan daha fazla ise, etkilenen alanın ne kadar olduğu, ruhsata aykırılık nedeniyle yapının diğer kısımlarının nasıl etkilendiği, ruhsata aykırılık nedeniyle ilave alan kazanımı olup olmadığı, bu aykırılık nedeniyle binanın statiğinin etkilenip etkilenmediği gibi hususların tespit edilmesi ve tutanakta belirtilmesi gerekmektedir. (Danıştay 6. Dairesinin 30.09.2020 tarih ve  E:2019/10902, K:2020/8478 sayılı kararı)[3] (İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. İdare Dava Dairesinin 24.06.2020 tarih ve E:2019/2300, K:2020/977 sayılı kararı)[4]

 

4. İmara Aykırılıklar Her Yapı İçin Ayrı Ayrı Tespit Edilmelidir

Birden fazla ruhsatsız veya ruhsata aykırı kaçak yapı varsa, her yapı için inşaat alanı, aykırılıktan etkilenen alan ve yapı sınıf ve gurubu tespitinin ayrı ayrı yapılması gerekmektedir. Bu husus Danıştay 14. Dairesinin 04.04.2013 tarih ve E:2011/15793, K:2013/2547 sayılı kararında şu şekilde ifade edilmiştir;

“Buna göre, ruhsatsız tadilat yapıldığı ya da tamamen ruhsatsız olduğu sabit olan yapıların sınıf ve grupları belirlenerek, imara aykırılıktan etkilenen alanlar her bir yapı için ayrı ayrı belirlenmek suretiyle her bir yapı için verilecek olan para cezası miktarının yukarıda da yer verilen yasal düzenlemelerde belirtilen usule uygun olarak tespit edilmesi gerekmekte iken, anılan usul uygulanmaksızın verilen para cezasında bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.”

 

5. Farklı Kişilere Ait Yapılar İçin Tek Bir Yapı Tatil Tutanağı Düzenlenebilir mi?

Bu konuda farklı kararlar olmakla birlikte, Danıştay kararlarındaki ağırlıklı görüş farklı kişilere ait yapılar hakkında ayrı ayrı yapı tatil tutanağı düzenlenmesi gerektiği yönündedir. (Danıştay 14. Dairesinin 24.02.2016 tarih ve E:2015/9119, K:2016/1110 sayılı kararı )[5] (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24.01.2019 tarih ve E:2017/4088, K:2019/166 sayılı kararı)[6]

 

6. İmara Aykırılıkların Ebatları Her Kat İçin Ayrı Ayrı Belirtilmelidir

Danıştay 6. Dairesinin 30.09.2020 tarih ve E:2019/10902, K:2020/8478 sayılı kararında; sadece bodrum katın ölçülerine yer veren, genel nitelikli tespitler içeren, ruhsata aykırılıkları ve aykırılıktan etkilenen alanı somut olarak ortaya koymayan yapı tatil tutanağının ve bu tutanağa dayanılarak verilen kaçak yapı para cezasının hukuka aykırı olduğuna karar verilmiştir.

 

7. Yapı Tatil Tutanağının “Yapının Durumu” Kısmı ile “Kroki” Kısmı Çelişkili Olmamalıdır

Bu husus Danıştay 14. Dairesinin 11.05.2016 tarih ve E:2014/5026, K:2016/3749 sayılı kararında şu şekilde ifade edilmiştir;

“Uyuşmazlık konusu olayda; ruhsatsız yapının taban ölçüsünün işleme esas yapı tatil tutanağının yapının durumu başlıklı kısmında 120 m2, kroki başlıklı kısmında ise 110 m2 olduğunun belirtildiği, dava konusu işlemle de 120 m2 inşat alanı üzerinden para cezasının hesaplandığı görülmektedir.

Bu durumda; para cezası miktarının hesaplanmasında temel unsurlardan olan imara aykırı alan hakkında yapı tatil tutanağında çelişki bulunduğu ve dava konusu işlemle de bu çelişki giderilmeden hesaplandığı anlaşılan para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığından davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.”

 

8. Mühürlemeden Sonra Yapılan Kısımların Somut ve Ayrıntılı Olarak Tespit Edilmesi Gerekir

Yapı tatil Tutanağı düzenlenerek inşaat mühürlendikten sonra, inşaata devam edildiği gerekçesiyle ikinci defa tutanak tutulacağı zaman, yapının birinci tutanakta hangi durumda olduğu, ikinci tutanak tutulduğu zaman hangi durumda olduğu, ilave hangi kısımların yapıldığı ve bunların alanlarının ve etkilenen alanın ne kadar olduğu net bir şekilde belirtilmelidir. (Danıştay 14. Dairesinin 21.06.2018 tarih ve E:2015/7737, K:2018/4855 sayılı kararı )[7]

 

9. Yapı Tatil Tutanağının Yapıya Asılması ve Muhtara Bırakılması Zorunlu mudur?

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesinin 2. fıkrasında “Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. (Değişik cümle:14/2/2020-7221/10 md.) Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir.” hükmü yer almaktadır.

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesinde; yapı tatil tutanağının yapı yerine asılması ve tebligatın bir nüshasının da muhtara bırakılması yönünde düzenleme yapılmasının amacı; yapı sahibini ruhsata aykırılıktan haberdar ederek yapısını ruhsata uygun hale getirmesi ya da ruhsat alması amacıyla süre tanınmasına yöneliktir. Kanunda, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapıların bu durumlarının tespitine ilişkin yapı tatil tutanağının yapıya asılmış olması anılan aykırılıkların yapı sahibine tebliği için yeterli görülmüştür. Ayrıca madde hükmüne göre tutanağın muhtara bırakılması söz konusu aykırılığın ilgilisine tebliği açısından bir zorunluluk taşımamaktadır.

Sonuç olarak, zorunlu olan husus yapı tatil tutanağının yapı yerine asılmasıdır. Yapı yerine asıldıktan sonra salt tebligatın bir nüshasının muhtara bırakılmaması yapı tatil tutanağını hukuken geçersiz kılmaz. (Danıştay 6. Dairesinin 25.02.2020 tarih ve E:2019/6776, K:2020/2366 sayılı kararı)

 

10. Yapı Tatil Tutanağında İmara Aykırılığın Giderilmesi Süre Verilmesi Zorunlu mudur?

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesinde, ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılan yapının mühürlenerek inşaatın durdurulmasından itibaren en çok bir aylık sürenin sonunda, ruhsat alınmayan veya ruhsata aykırılığı giderilmeyen yapılara ilişkin 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca yıkım kararı alınabileceği düzenlenmiştir.

Yapı sahibine ruhsat alması veya ruhsata aykırılığı gidermesi için verilmesi öngörülen bir aylık süre üst sınırdır. Bu süre yapı tatil tutanağıyla verilebileceği gibi ayrı bir işlemle de verilebilir. Diğer bir ifadeyle, Yapı tatil tutanağında yapı sahibine ruhsat alması veya ruhsata aykırılığı gidermesi için herhangi bir süre verilmesi zorunlu değildir. Yapı Tatil tutanağında veya ayrıca bir işlemle süre verilmemişse, yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir aylık süre verildiği kabul edilmektedir. Bu süre dolmadan alınan yıkım kararı hukuka aykırı olacaktır. (Danıştay 6. Dairesinin 16.06.2020 tarih ve E:2019/5246, K:2020/5414 sayılı kararı)

Bir aylık süre beklenmeden alınan yıkım kararının iptali hakkında detaylı bilgi almak için bu makalemizi okuyabilirsiniz. https://www.imarvehukuk.com/bir-aylik-sure-beklenmeden-alinan-yikim-kararinin-iptali/

 

11. Yapı Tatil Tutanağında Yapı Sahibinin Tespit Edilmesi Zorunlu mudur?

Ruhsatsız veya ruhsatsa aykırı kaçak yapılar ve bu yapıları yapanlar hakkında hangi ceza ve yaptırımların uygulanacağı 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. ve 42. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu maddelerdeki yaptırımlar incelendiğinde, 32. maddede düzenlenen mühürleme ve yıkım yaptırımları kaçak yapıya, 42. maddede düzenlenen imar para cezası yaptırımı ise kaçak yapının sahibine (yapıyı yapana) yöneliktir. (Danıştay 14. Dairesinin 08.02.2018 tarih ve E.2015/859, K:2018/485 sayılı kararı)

Bu nedenle, konuyu yapı tatil tutanağı, yıkım kararı ve imar para cezası yönünden ayrı ayrı incelemekte fayda bulunmaktadır.

a. Yapı Sahibinin Tespit Edilmemesi Yapı Tatil Tutanağını Hukuka Aykırı Hale Getirir mi?

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca, ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yapılan yapıların tespit edilmesi amacıyla düzenlenen yapı tatil tutanağının, ilgili ruhsatsız yapı veya imalata ilişkin olması nedeniyle yapı sahibinin (yapıyı yapanın) isminin tutanakta yer almaması veya yapı sahibinin hatalı belirtilmesi ya da tutanağın doğrudan taşınmazın maliki adına düzenlenmesi, yapı tatil tutanağını sakatlamayacaktır. (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 03.03.2016 tarih ve E:2014/1190, K:2016/635 sayılı kararı)

b. Yapı Sahibinin Tespit Edilmemesi Yıkım Kararını Hukuka Aykırı Hale Getirir mi?

Aynı şekilde, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca alınan yıkım kararı da yapıya yönelik olduğundan, yapı tatil tutanağında yapı sahibinin (yapıyı yapanın) belirtilmemesi veya yanlış belirtilmesi ya da tutanağın doğrudan taşınmazın maliki adına düzenlenmesi yıkım kararını da hukuka aykırı hale getirmeyecektir. (Danıştay 6. Dairesi’nin 01.12.2020 tarih ve E:2019/10831, K:2020/11807 sayılı kararı)[8]

c. Yapı Sahibinin Tespit Edilmemesi İmar Para Cezasını Kararını Hukuka Aykırı Hale Getirir mi?

Yapı tatil tutanağında yapı sahibinin (yapıyı yapanın) kim olduğunun doğru bir şekilde tespit edilmesi, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesine göre verilecek imar para cezaları açısından önem taşımaktadır. Çünkü, Ceza Hukuku’nun en önemli ilkelerinden biri olan “Cezaların Şahsiliği” ilkesi imar para cezaları için de geçerlidir. Bu nedenle, imar para cezası verilirken yapı sahibinin kim olduğunu doğru bir şekilde tespit etmek önemlidir. “Yapı Sahibi” ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapıyı yapan kişidir. Uygulamada en sık yapılan hata, tapu kaydında malik olarak görünen kişinin yapı sahibi olarak kabul edilmesi ve imar para cezasının da doğrudan bu kişiye verilmesidir. Ancak, yapı sahibi ile tapu kaydında malik olarak görünen kişi her zaman aynı kişi olmayabilir.

Danıştay ve Anayasa Mahkemesi kararlarında kabul edildiği üzere, “Yapı Sahibi” ibaresinden anlaşılması gereken, yapıyı mevzuata aykırı inşa eden kişidir. Uygulamada belediyelerce, tapu kaydında malik olan kişiler adına yapı tatil tutanağı düzenlenerek bu kişiler adına imar para cezası verilmekte ve yapıyı yapanın kim olduğu yönünde ayrıca bir araştırma yapılmamaktadır. Örneğin, mevzuata aykırı inşaatı yapan önceki malik veya müteahhit ise, yapının yeni malikine 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca imar para cezası verilemez. Bu nedenle, inşaatı yapan kişi ve yapı malikinin bu inşaatın yapımından sorumlu olup olmadığı tespit edilmeksizin, doğrudan tapuda malik olan kişiye imar para cezası verilmesi, cezaların şahsiliği ilkesinin ve mülkiyet hakkının ihlali sonucunu doğurabilir. (Anayasa Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli ve Başvuru Numarası: 2016/866 sayılı kararı; Danıştay 6. Dairesinin 24.06.2020 tarihli ve E:2019/9472, K:2020/6057 sayılı kararı)

İmar para cezasının kime verilebileceği hakkında detaylı bilgi almak için bu makalemizi okuyabilirsiniz.

https://www.imarvehukuk.com/imar-para-cezasi-kime-kesilir/

 

Sonuç olarak, yapı tatil tutanağında yapı sahibinin (yapıyı yapanın) kim olduğunun doğru bir şekilde tespit edilmemesi, yapı tatil tutanağını ve yıkım kararını hukuka aykırı hale getirmese de bu tutanak dayanak alınarak verilen imar para cezasını hukuka aykırı hale getirecektir.[9]

 

12. Yapı Tatil Tutanağını Kim Düzenleyebilir?

Yapı tatil tutanağını, belediye veya il özel idaresinin ilgili fen elemanı tarafından düzenlenmesi gerekmektedir. Sadece zabıta personeli tarafından tutulan tutanağa dayalı olarak yıkım ve para cezası kararı verilemez. (Danıştay 14. Dairesinin 26.01.2016 tarih ve E:2014/10677, K:2016/296 sayılı kararı)[10]

Aynı şekilde, yapı tatil tutanağını düzenleyecek personelin sadece fen elamanı olması da yeterli değildir. Tutanağın mimar, inşaat mühendisi, harita mühendisi, harita teknikeri, inşaat teknikeri gibi ilgili fen elemanıtarafından düzenlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle, örneğin çevre mühendisi tarafından düzenlenen yapı tatil tutanağı hukuka aykırı olacaktır. (Danıştay 14. Dairesinin 07.05.2018 tarih ve E: 2015/7438, K:2018/3323 sayılı kararı)[11]

 

13. İmar Para Cezası Hesabı Açısından Yapı Tatil Tutanağında Tespit Edilmesi Gereken Hususlar

3194 satılı İmar Kanunu’nun 42. maddesinin 2. fıkrasında, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar nedeniyle verilecek temel para cezası miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak temel ölçüt; yapı sınıfı ve grubu ile ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının varsa aykırılıktan etkilenen alanın katılması suretiyle bulunacak alan olarak belirtilmiştir.

Bu şekilde temel ceza miktarı belirlendikten sonra 42. maddenin 2. fıkrasının (c) bendinde öngörülen artırım sebeplerinin varlığı halinde artırım sebeplerinin ayrı ayrı hesaplanarak temel para cezasına eklenir.

Sonrasında ise 42. maddenin 2. fıkrasının (ç) bendi uyarınca, aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel ilave para cezası olarak eklenerek toplam para cezası miktarı belirlenir.

Bu sebeple; para cezası miktarının 42. maddede öngörüldüğü şekilde belirlenebilmesi için yapı tatil tutanağında bulunması gereken hususları ve bunlardan hangilerinin zorunlu olduğunu, hangilerinin ise zorunlu olmadığını şu şekilde sıralayabiliriz;

    1. Temel para cezasının hesabı açısından, ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapı yapıldığının yukarıda saydığımız unsurları taşıyan yapı tatil tutanağıyla tespiti gerekmektedir. Bu tutanakta; ruhsata aykırı ya da aykırılıktan etkilenen alanın yüzölçümünün ölçüleri ile birlikte somut ve ayrıntılı olarak belirtilerek yapının o anki durumunun krokili bir şekilde tespit edilmesi zorunludur.[12]
    2. Temel para cezasının hesabında belirleyici olan yapının sınıf ve gurubunun tutanakta belirtilmesi zorunlu değildir. Fakat, özellikle tamamen ruhsatsız yapılar yönünden yapı sınıfı ve gurubunu tespit etmeye elverişli bilgilerin tutanakta bulunması gerekmektedir. Zira, yapı sınıfı veya grubunun belirlenmesinde hata yapılması durumunda, tıpkı etkilenen alanda hata yapılmasında olduğu gibi kaçak yapı için verilen para cezasının tamamı iptal edilir.[13]
    3. İmar para cezasının artırım sebeplerinden olan inşaatın tamamlanıp tamamlanmadığı, kullanılıp kullanılmadığı gibi niteliği gereği yerinde tespiti gerektiren hususların yapı tatil tutanağında açık bir şekilde belirtilmesi gerekmektedir.[14] Bu hususların belirtilmemesi yapı tatil tutanağını ve temel para cezasını hukuka aykırı hale getirmez. Sadece 42. maddenin 2. fıkrasının (c) bendi uyarınca yapılacak olan niteliği gereği yerinde tespiti gereken artırımları hukuka aykırı hale getirir.[15]
    4. İmar para cezasının artırım sebeplerinden olan yapının hisseli kamuya veya başkasına ait parselde yapılıp yapılmadığı, uygulama imar planı bulunan bir alanda olup olmadığı gibi sonradan dosya üzerinde yapılacak inceleme ile anlaşılabilecek ve açıklığa kavuşturulacak hususların tutanakta yer alması ise zorunlu değildir. [16]
    5. İmar para cezasının artırım sebeplerinden olan mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit edip etmediği, çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet verip vermediği hususlarına ilişkin olarak somut tespitlerin, tutanakta veya para cezasına ilişkin encümen kararında belirtilmesi gerekmektedir. Bu hususların belirtilmemesi yapı tatil tutanağını ve temel para cezasını hukuka aykırı hale getirmez. Fakat, 42. maddenin 2. fıkrasının (c) bendi uyarınca yapılacak olan artırımları hukuka aykırı hale getirir.[17]

 

IV. Yapı Tatil Tutanağının Yıkım ve İmar Para Cezası Yönünden Aynı Unsurları Taşıması Gerekir mi?

Danıştay’ın 2018 yılından önceki içtihatlarında, imara aykırı bir yapı hakkında düzenlenen yapı tatil tutanağında bulunması gereken tüm unsurların para cezasına esas tutanak açısından aranmaması gerektiği, tutanağın yapı yerine asılması veya muhtara bırakılması gibi yükümlülüklerin Kanunun 32. maddesindeki yıkım müeyyidesi için öngörülmüş olduğu, bu nedenle, bu hususlara uyulmamasının para cezasının iptalini gerektirmeyeceği şeklinde karar verilmekteydi. Diğer bir ifadeyle, idari para verilebilmesi yönünden; aykırılığa konu alanın ne kadar olduğu, yapının mülkiyet durumu, bulunduğu alanın özelliği, durumu, niteliği, yerleşmeye ve çevreye olan etkisi, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediği, artırım sebeplerinin somut gerekçeleri gibi hususların yapı tatil tutanağında belirtilmesi yeterli görülmekteydi.[18]

 

Danıştay’ın 2018 yılından sonraki içtihatlarında ise; 3194 Sayılı Kanun’un 32. ve 42. maddelerindeki hükümlerin birbiriyle uyumlu ve birbirlerini tamamlar nitelikte olduğu, anılan maddelerdeki yükümlülüklerin ve yapılan tespitlerin hem yıkım hem de para cezası yönlerinden geçerli olduğu, her iki maddede de imar mevzuatına aykırılık oluşturan fiil ve hallerin tespitine yer verildiği, yapı tatil tutanağı ile tespit edilen mevzuata aykırılıkların hem yıkım kararını, hem de para cezasını etkileyeceği; dolayısıyla kanunda öngörülen usule uygun olarak düzenlenmeyen yapı tatil tutanağına dayanılarak tesis edilen yıkım ve para cezasına ilişkin işlemlerin hukuken sakatlanacağı şeklinde karar verilmektedir.[19]

 

Son olarak Danıştay 6. Dairesinin 15.09.2020 tarih ve E:2019/7114, K:2020/7678 sayılı kararında;

“Dosyanın incelenmesinden; davalı İdare elemanlarınca düzenlenen ve dava konusu (para cezası verilmesine ilişkin) encümen kararına dayanak teşkil eden 01.11.2013 tarihli tutanakta; yapı sahibinin imzasının bulunmadığı, tutanağın düzenlendiği sırada yapı sahibinin bulunmadığı durumunun tutanakta yer almadığı, tutanağın yapı yerine asılıp, yapıların mühürlendiğine ilişkin bilginin yer almadığı gibi tutanağın 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca düzenlendiğine dair bir ibarenin de bulunmadığı, sonuç itibarıyla söz konusu tutanağın, 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi hükmünde belirtilen “yapı tatil tutanağı”nın ihtiva etmesi gereken unsurları taşımadığı anlaşılmaktadır.

Buna göre; 3194 sayılı Kanunda belirtilen usule uygun düzenlenmiş somut, ayrıntılı ve gerekçeli tespitler içeren bir yapı tatil tutanağı düzenlenmeden para cezasına ilişkin işlem tesis edilemeyeceği” gerekçesiyle, söz konusu tutanağa dayalı olarak tesis edilen dava konusu para cezasının hukuka aykırı olduğuna karar verilerek 2018 yılından sonraki görüşünü devam ettirmiştir.[20]

 

V. Yapı Tatil Tutanağının İptali İçin Dava Açılabilir mi?

Bir idari işlemin iptal davasına konu edilebilmesi için kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olması gerekmektedir. Kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem ise hukuk düzeninde sonuç doğuran başka bir makamın onayına ihtiyaç göstermeyen ve ilgilinin hukukunda değişiklikler meydana getiren işlemdir.

Danıştay kararlarında, yapı tatil tutanağının idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem olarak kabul edilmektedir.[21] Nitekim yukarıda aktardığımız Danıştay ve Bölge İdare Mahkemeleri karlarında da yapı tatil tutanakları idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olarak kabul edilerek, yapı tatil tutanağının iptali istemiyle açılan davaların esası incelenmiştir. Bu nedenle yapı tatil tutanağının iptali istemiyle idari yargıda dava açılabilir.

 

VI. Yapı Tatil Tutanağına Karşı Hangi Mahkemede Dava Açılabilir?

Yukarıda açıkladığımız üzere usulüne uygun düzenlenmeyen yapı tatil tutanağına dava açmak çok önemlidir. Çünkü, yapı tatil tutanağı iptal edildiğinde, bu tutanak esas alınarak verilen yıkım ve imar para cezası da dayanaksız kalacak ve iptal edilecektir.

Yapı tatil tutanağının iptali istemiyle açılacak davalarda görevli ve yetkili Mahkeme, yapının bulunduğu yerdeki İdare Mahkemesidir. Yapının bulunduğu ilde İdare Mahkemesi yoksa, o ilin bağlı olduğu İdare Mahkemesinde dava açılabilir.

 

VII. Yapı Tatil Tutanağının Tebliğ Edilmesi

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesinde; “…yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılacağı…” hüküm altına alınmıştır.

Kanunda, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan kaçak yapıların tespitine ilişkin yapı tatil tutanağının yapıya asılmış olması anılan aykırılıkların yapı sahibine tebliği için yeterli görülmüştür. Ayrıca madde hükmüne göre tutanağın muhtara bırakılması söz konusu aykırılığın ilgilisine tebliği açısından bir zorunluluk taşımamaktadır. (Danıştay 6. Dairesinin 25.02.2020 tarih ve E:2019/6776, K:2020/2366 sayılı kararı)

 

VII. Yapı Tatil Tutanağına İtiraz ve Dava Açma Süresi

Yukarıda da açıkladığımız üzere, yapı tatil tutanağı inşaata asıldığı tarihte yapı sahibine de tebliğ edilmiş sayılır. Bu nedenle, yapı tatil tutanağına karşı açılacak davalarda dava açma süresinin inşaata asıldığı tarihten itibaren başladığına özellikle dikkat etmek gerekir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununa göre, yapı tatil tutanağına karşı, işlemin tebliğ edildiği (inşaata asıldığı) tarihi takip eden 60 günlük süre içerisinde İdare Mahkemesinde açılması gerekir. Zorunlu olmasa da dava açmadan önce aynı süre içinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesine göre itiraz etmek mümkündür.

Bu husus Danıştay 6. Dairesinin 11.02.2020 tarih ve E:2019/6940, K:2020/1368 sayılı kararında şu şekilde ifade edilmiştir;

“Bu durumda; 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde öngörülen usule uygun olarak 18/03/2014 tarihinde yapı yerine asılmak suretiyle tebliğ edildiği anlaşılan yapı tatil zaptının iptali istemiyle, bu tarihten itibaren altmış gün içinde (19/05/2014 tarihine kadar) dava açılması gerekirken, yasal dava açma süresi geçirildikten sonra,26/05/2014tarihinde İdare Mahkemesi kaydına giren dilekçe ile açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmadığından davanın yapı tatil tutanağına ilişkin kısmı yönünden süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken, esasının incelenmesi suretiyle yapı tatil zaptının iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.”

 

VIII. Sonuç

Ruhsatsız veya ruhsata aykırı kaçak yapı yapıldığı tespit edildiğinde, ilk olarak 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca yapı tatil tutanağı düzenlenir ve bu tutanakla o andaki inşaat durumu tespit edilerek inşaat mühürlenir.

Yapı tatil tutanağı düzenlendikten sonra alınan yıkım ve imar para cezası kararlarında da bu tutanaktaki tespitler esas alınmaktadır. Diğer bir ifadeyle, yapı tatil tutanağı kaçak yapılar hakkında verilen yıkım ve imar para cezasının dayanağıdır.

Bu nedenle yukarıda saydığımız zorunlu unsurları taşımayan yapı tatil tutanağı esas alınarak verilen yıkım ve imar para cezası da hukuka aykırı olacaktır.

Yapı tatil tutanağının veya bu tutanak esas alınarak verilen yıkım ve imar para cezasının iptali istemiyle açılan davalarda da, Danıştay ve Bölge İdare Mahkemeleri tarafından dikkat edilen ilk husus, yapı tatil tutanağında imara aykırılıkların ölçüleri ile birlikte somut ve ayrıntılı olarak belirtilip belirtilmediğidir.

 

 

Dipnotlar         :

[1] Danıştay 6. Dairesinin 15.09.2020 tarih ve E:2019/7066, K:2020/7680 sayılı kararı

[2] Danıştay 6. Dairesinin 23.06.2020 tarih ve E:2019/2414, K:2020/5890 sayılı kararına konu olan olay ve yargılama süreci şu şekildedir:

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi’nin 10/01/2019 gün ve E:2018/996, K:2019/69 kararında; imar para cezasının 3.840 m² üzerinden hesaplandığı, para cezasına dayanak olan 27/11/2015 tarihli yapı tatil tutanağında “inşaat ruhsatsız olarak 2 adet tavuk kümesi, temel betonu yapıldığı” tespitine yer verildiği, ancak ruhsatsız olan inşaat alanının yüzölçümüne ilişkin tutanakta bir belirlemenin olmadığı anlaşıldığından, imara aykırılığa konu alan tespitine yer verilmeyen tutanağa dayanılarak verilen para cezasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan temyiz başvurusunu inceleyen Danıştay 6. Dairesinin 23.06.2020 tarih ve E:2019/2414, K:2020/5890 sayılı kararında ise; “Uyuşmazlıkta; 27/11/2015 tarihli yapı tatil tutanağıyla 2 adet tavuk kümesi yapıldığının tespit edildiği, aynı görevliler tarafından aynı tarihte düzenlenen denetleme raporunda 16 x 120 m iki adet tek katlı, kat yüksekliği 2,60 m çelik yapı yapıldığının ve 3194 sayılı İmar Kanunun 32. maddesi uyarınca yapı tatil zaptı düzenlenerek inşaatın mühürlendiğinin belirtildiği görüldüğünden, yapı tatil tutanağının eki olan anılan denetleme raporuyla aykırılığın ölçüleri ile birlikte somut olarak ortaya konulduğu, yapının o anki durumunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edildiği anlaşıldığından, tutanağın 3194 sayılı Kanun’un 32. maddesi uyarınca ihtiva etmesi gereken unsurları taşıdığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.” gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş ve dava konusu para cezasının esasının incelenmesi için dosya tekrar Bölge İdare Mahkemesine gönderilmiştir.

[3] Danıştay 6. Dairesinin 30.09.2020 tarih ve  E:2019/10902, K:2020/8478 sayılı kararı;

“Uyuşmazlıkta; 2960 sayılı Kanunun 11. ve 12. maddeleri uyarınca düzenlenen yapı tatil tutanağında, mimari projesine aykırı olarak tüm katların kat planlarında taşıyıcı sistemde ve cephelerinde değişiklik yapıldığı, 1. bodrum katın etrafındaki hafriyatın alınarak, bodrum katın tamamen açığa çıkarıldığı, söz konusu kata projede olmayan kapı ve pencere açıldığı şeklinde tespitlerde bulunulduğu, ancak somut olarak bunların ortaya konulmadığı, sadece bodrum katın ölçülerine yer verildiği, aykırılıktan etkilenen alanın belirtilmediği, para cezasının 3.229 m2 üzerinden hesaplandığı, 26/12/2000 tarih ve 2/35 sayılı yapı ruhsatında ise yapının toplam alanının 3.929 m2 olduğu görülmüştür.

Bu durumda; genel nitelikli tespitler içeren, ruhsata aykırılıkları ve aykırılıktan etkilenen alanı somut olarak ortaya koymayan 25/05/2015 tarih ve 1355 sayılı yapı tatil tutanağında ve bu tutanağa dayanılarak davacıya 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca para cezası verilmesine ilişkin 26/05/2015 tarih ve 422 sayılı … Belediye Encümeni kararında hukuka uyarlık” bulunmadığına karar verilmiştir.

[4] İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. İdare Dava Dairesinin 24.06.2020 tarih ve E:2019/2300, K:2020/977 sayılı kararı;

“Uyuşmazlık konusu olayda; Kocaeli ili, Körfez ilçesi, A1 Mahallesi, 1002 ada, 83 parsel sayılı taşınmazda belediye denetim elemanlarınca 14/08/2018 tarihinde yapılan kontrolde, davacı şirkete ait tesiste ruhsatlı 6 inç … A.Ş.’ye ait boru hattının, 10 inç … A.Ş.’ye ait boru hattının 2627 metre uzunluğundaki boru hattının ve 18 inç 2554 metre uzunluğundaki … A.Ş.’ye ait boru hattının ruhsatsız olarak kullanıldığı tespit edilerek yapı tatil tutanağı düzenlendiği, buna karşın ruhsatı bulunan boru hattında ruhsata aykırılık ihtiva eden kısmın somut olarak belirlenmediği gibi ruhsat eki projesine aykırı olarak gerçekleştirildiği belirtilen imalat nedeniyle aykırılıktan etkilenen alan miktarına yönelik somut ve ayrıntılı tespite yer verilmediği, aykırılığın yapının tamamını mı yoksa bir kısmını mı kapsadığı hususunun açık olarak anlaşılamadığı, sadece projesine aykırı imalat yapıldığı ifadesine yer verilerek mevcut yapının ruhsatlı kısımları da dahil edilmek suretiyle işlem tesis edildiği görülmekle anılan yapı tatil zaptının 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi hükmünde belirtilen “yapı tatil tutanağı”nın ihtiva etmesi gereken unsurları taşımadığı anlaşılmaktadır.” gerekçesiyle, yapı tatil tutanağının ve bu tutanak esas alınarak verilen imar para cezasının iptaline karar verilmiştir.

Benzer Makale  İmar Para Cezasına İtiraz ve İptal Yolları

[5] Danıştay 14. Dairesinin 24.02.2016 tarih ve E:2015/9119, K:2016/1110 sayılı kararı;

“Olayda, yapı tatil tutanağı ile tespit edilen 13 adet yapının farklı kişilere ait olduğu, her bir yapı için Yasada belirtilen usulde ayrı ayrı yapı tatil tutanağı düzenlenmesi ve bu tutanakların yapı sahiplerine imzalatılamaması halinde yapı yerine asılmasının ardından işlem tesisi gerekmekte iken farklı kişilere ait 13 adet yapının tek bir yapı tatil tutanağı ile tespit edilerek yıkım kararı verildiği görülmektedir.

Bu durumda, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesinde öngörülen usule uygun olarak düzenlenmeyen yapı tatil tutanağına dayalı olarak tesis edilen dava konusu yıkım işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.”

[6] Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24.01.2019 tarih ve E:2017/4088, K:2019/166 sayılı kararında;

“ … 230 parsel üzerinde bulunan sahipleri farklı tüm yapılar ve ortak alanlar için tek bir yapı tatil tutanağı düzenlenip, bu tutanağın nereye asıldığı gösterilmek ve bir örneği her bir bağımsız bölüme asılmaksızın 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesinde açıklanan ve bir yapıdaki ruhsat ve eklerine aykırılıkların tespitine ilişkin usul işletilmeyerek yapılan tespite dayanılarak tesis edilen yıkım işleminin davacının parseline ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığına” ilişkin ısrar kararının onanmasına karar verilmiştir.

[7] Danıştay 14. Dairesinin 21.06.2018 tarih ve E:2015/7737, K:2018/4855 sayılı kararı;

“Bu durumda; 23/12/2014 tarihli yapı tatil tutanağı ile aykırılıktan etkilenen alanın tespit edilerek mühürlenmesinden sonra dava konusu 07/01/2015 tarihli yapı tatil tutanağı ile yapının mühürlenmesine rağmen inşai faaliyete devam edildiğinin tespit edildiği, ancak 23/12/2014 tarihli yapı tatil tutanağında aykırılıktan etkilenen kısımların ve ölçülerinin açık bir şekilde belirtildiği, dava konusu yapı tatil tutanağında sadece mühürlenmesine rağmen inşai faaliyete devam edildiğine yer verildiği, mühürlemeden sonra inşaa edilen ruhsata aykırı kısımlara ve aykırılıktan etkilenen alan ölçülerine ilişkin hiçbir somut tespitin bulunmadığı görüldüğünden, somut ve ayrıntılı tespitler içeren bir yapı tatil tutanağı düzenlenmeden yıkım ve para cezası verilemeyeceğinden, 3194 sayılı Kanunda öngörülen yaptırımların uygulanabilmesi için gerekli olan ruhsata aykırı kısımlara ve aykırılıktan etkilenen alan ölçülerine ilişkin yeterli tespit içermeyen, dava konusu yapı tatil tutanağında hukuka uyarlık, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.”

[8] Danıştay 6. Dairesi’nin 01.12.2020 tarih ve E:2019/10831, K:2020/11807 sayılı kararı;

“Yukarıda yer verilen mevzuatın ve dosya kapsamının incelenmesinden, ruhsat alınmadan yapılan yapılar ile ruhsatlı yapılarda ruhsat almayı gerektirdiği halde, alınmadan yapılan imalatların tespiti ve nihayet yıkımın yaptırıma bağlanmasına dair sürece yer verilmiş olduğu, bu sürecin tamamen yapıya ilişkin olduğu açıkça görülmektedir. Buna göre, bu tür yapılarda idarece uygulanacak yıkım yaptırımı için ruhsatsız ya da ruhsat ve eki projeye aykırı imalatın usulünce saptanmış ve tutanağa bağlanmış olması yeterli olup, ayrıca yapı ya da imalatı yapan kişinin saptanmasına gerek bulunmamaktadır. Zira, zikredilen Kanun hükmünde, ruhsatsız yapı ya da imalatın belirlenmesine dair hususları da içeren, yapının durdurulacağına dair tutanağın yapı yerine asılmasıyla bu tutanağın yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılacağı kuralı açıkça belirtilmiştir.

Bu itibarla, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde; “ruhsatsız yapı” esas alınarak düzenleme yapılmış olduğu, bu madde uyarınca verilen yıkım kararının yapıya yönelik olan ve yapıyı esas alan bir işlem olduğu dikkate alındığında, temyize konu Mahkeme kararının yıkım işleminin iptali yolundaki kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.”

[9] Danıştay 6. Dairesinin 19.10.2020 tarih ve E:2019/9146, K:2020/9696 sayılı kararı;

“Dosyanın incelenmesinden; her ne kadar İdare Mahkemesince, para cezasının dayanağı yapı tatil tutanağının net ve şüpheye yer vermeyecek şekilde tespitler yapılmadığından bahisle, bu tutanağa istinaden para cezası verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilmiş ise de; yapı tatil tutanağında aykırılık olarak, mevcut 3 katlı ruhsatsız yapının üzerine yapılan …(…) m2 ruhsatsız tek kat yapı ile mevcut tek katlı yapı üzerine yapılan … (…) m2 olmak üzere 2 kat yapının ve çatıya yapılan … m2’lik fenerin tespit edildiği, dolayısıyla aykırılığın ortaya konulması bakımından, yapı tatil tutanağının usulüne uygun olduğu anlaşılmıştır.

Dava konusu olayda, yapının, proje hazırlanarak yöresel doku ve mimari özelliklere, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygunluğu yönünden valilikten olumlu görüş ve muhtarlıktan izin alınmadan yapıldığı anlaşıldığından para cezası verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte, yapı tatil tutanağının ve dava konusu işlemin “… ve Hissedarları” adına düzenlendiği görülmüş olup, para cezasının muhatabı veya muhataplarının açık ve kesin bir şekilde belirtilmesi suretiyle işlem tesis edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla; para cezasının muhatabı veya muhataplarının açık ve kesin bir şekilde belirtilmemesi suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının bu kısmında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır.”

[10] Danıştay 14. Dairesinin 26.01.2016 tarih ve E:2014/10677, K:2016/296 sayılı kararı;

“… ancak dava konusu yapı tatil zaptı ve mühürleme işleminin fen elemanları tarafından düzenlenmediği, işlemlerde 2 adet zabıta memurunun imzasının bulunduğu, tutanakların 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde öngörüldüğü biçimde düzenlenmediği anlaşılmaktadır.”

[11] Danıştay 14. Dairesinin 07.05.2018 tarih ve E: 2015/7438, K:2018/3323  sayılı kararı;

“Uyuşmazlık konusu Encümen kararlarının dayanağı 21.05.2014 günlü yapı tatil tutanağı incelendiğinde, söz konusu yapı tatil tutanağının, davalı idarenin ilgili fen elemanları tarafından düzenlenmediği, çevre mühendisi ve zabıta amiri tarafından imza altına alındığı, bu haliyle, tutanağın 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde öngörüldüğü biçimde düzenlenmediği anlaşılmaktadır.”

[12] Danıştay 6. Dairesinin 24.11.2020 tarih ve E:2019/10748, K:2020/11372 sayılı kararı

[13] Danıştay 6. Dairesinin 26.11.2020 tarih ve E:2019/10710, K:2020/11595 sayılı kararı

[14] Danıştay 6. Dairesinin 24.11.2020 tarih ve E:2019/10748, K:2020/11372 sayılı kararı

[15] Danıştay 6. Dairesinin 01.12.2020 tarih ve E:2019/11014, K:2020/11806 sayılı kararı

[16] Danıştay 6. Dairesinin 24.11.2020 tarih ve E:2019/10748, K:2020/11372 sayılı kararı

[17] İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. İDD., 16.06.2020 tarih ve E:2018/2368, K:2020/905 sayılı kararı

[18] Danıştay 14. Dairesinin 10.03.2015 tarih ve E:2013/5587, K:2015/1783 sayılı kararı

[19] Danıştay 6. Dairesinin 17.09.2019 tarih ve E:2019/5788, K:2019/7511 sayılı kararı

[20] Danıştay 6. Dairesinin 15.09.2020 tarih ve E:2019/7114, K:2020/7678 sayılı kararı oyçokluğuyla alınmıştır. Bu karara katılmayan Üye’nin Karşı Oyu şu şekildedir;

“Yukarıda yer verilen Kanun hükmüne göre; imara aykırı bir yapı hakkında para cezası verilebilmesi için, para cezasının hesaplanmasında dikkate alınacak; aykırılığa konu alanın ne kadar olduğu, yapının mülkiyet durumu, bulunduğu alanın özelliği, durumu, niteliği gibi hususların yer aldığı bir tespitin yapılmış olması yeterli olup, yapı tatil zaptının yapıya asılması, yapının mühürlenmesi ve tutanağın bir nüshasının muhtara bırakılmasına ilişkin hususlar, verilen sürede ruhsat alınması ya da aykırılıkların giderilmesine yönelik yıkım yönünden tutanakta bulunması gereken unsurlardır. 

Dava konusu encümen kararının dayanağı olan 01.11.2013 tarihli tutanakta her ne kadar tutanağın yapı yerine asıldığına ve yapının mühürlendiğine ilişkin bir ibarenin yer almadığı, yapı sahibinin hazır bulunup bulunmadığının anlaşılamadığı, ayrıca tutanağın 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca düzenlendiği belirtilerek, yapının ruhsata uygun hale getirilmesi için süre verilmediği görülmekte ise de 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde düzenlenen yapı tatil tutanağında öngörülen yıkıma ilişkin hususların para cezası verilmesi aşamasında bulunmasının zorunlu olmadığı, kaldı ki, söz konusu tutanakta para cezası yönünden yapıdaki ruhsat ve eklerine aykırı hususların belirlendiği, ayrıca dosyada yer alan hesaplama raporlarında da para cezası hesabının yapıldığı, böylece her iki belgede de para cezası verilmesine ve hesaplanmasına ilişkin gerekli hususların mevcut olduğu görülmüştür.

Bu durumda, dava konusu encümen kararının 331,32 m2 alan hakkında tesis edilen para cezası hukuka uygun olup temyize konu İdare Mahkemesi kararının bu kısmının onanması gerektiği görüşüyle İdare Mahkemesi kararının bu kısmının bozulması yolundaki çoğunluk kararına katılmıyorum.”

[21] Danıştay 14. Dairesinin 20.03.2018 tarih ve E:2015/272, K:2018/1688 sayılı kararı

Yorum Yap

Yıldız (*) işareti ile işaretlenmiş alanlar zorunludur.